YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5682
KARAR NO : 2023/2169
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.08.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2013 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün ardından sanık denetim süresi içerisinde 2014/806 Esas 2015/253 Karar sayılı dosyada 26.08.2014 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan dolayı 07.04.2015 tarihinde 5 ay hapis cezası verilmiş, 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesi gereği hapis cezası tecil edilmiştir. Söz konusu kararda Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ihbar yapılmış olup 01.03.2016 tarihinde hüküm açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … vekilinin temyiz isteği; sanığın ifadesi alınmadan yargılama yapıldığına, sanık müvekkilin yokluğunda mahkûmiyet verildiğine, sanığın 01.03.2016 tarihli ilk celsede Ceza Muhakemesi Kanunu 193 üncü maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere kanunun ayrık tuttuğu haller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına, sanığın duruşmada hazır bulundurulması zorunluluğuna rağmen sanık hazır bulundurulmadan mahkûmiyet hükmünün kurulduğuna bu hususun yüze karşılık ilkesine aykırı olduğuna ve ilkenin istisnai koşullarının dosyada bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanık …’un aralarında gönül ilişkisi bulunan kız kardeşi … ile …’ın birlikte kaçması bu nedenle sanığın …’ın babası …’ı arayarak Boğaziçi … Market önüne çağırması, …’ın kararlaştırılan yere gelmesiyle sanığın Uno Marka arabayı kullanan diğer sanık … ile beraber …”i zorla alıkoyarak araca bindirmesi, …’ın oğlunun arkadaşları olduğunu beyan eden … ve …’ı arayarak Boğaziçi … Market önüne gelmeleri üzerine bu kişilerin de zorla araca bindirildiği, …’ın beyanında …’un elindeki silahı arkadaşına verip “En ufak yanlışlarında vurabilirsin” ifadesini kullandığı, bir süre devam eden yolculuğun ardından sanıkların … ve …’ı serbest bırakmaları, sonradan aralarına katılan sanık …’nün sanığın götürülüp alıkonulduğu konutta başında beklemesi, …’ın 25.07.2012 sabah saatlerinde evdeki tanımadığı diğer kişilerin de uyumasından faydalanarak kaçması, iddialarına ilişkindir.
2. …’ın eşi olan …’ın 25.07.2012 günü eşinden haber alamadığını beyan ettiği görülmüştür.
3. Ankara Ulus Devlet Hastanesinin 26.07.2012 tarih ve 22492 sayılı raporunun tetkikinde mağdur …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı anlaşılmıştır.
4. Mağdur …’ın alıkonulduğu evde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı tespit edilmiştir.
5. Suçta kullanıldığı iddia edilen 1 adet ağaç saplı bıçağın adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın mağdurun beyanına göre sanık … tarafından zorla araca alındıktan sonra yaralandığı anlaşılmakla, koşullar oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin uygulanması aleyhe temyiz başvurusu olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin , 01.03.2016 tarihli ve 2015/773E., 2016/297K. sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.