Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5691 E. 2023/2972 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5691
KARAR NO : 2023/2972
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık … için 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca, sanıklar … ve … için ise 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yollamasıyla 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2.Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli kararıyla sanıklar hakkında ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin süre tutum dilekçesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, katılan …’nın arasında gönül ilişkisi bulunan sanık … ile anlaşarak ailesine haber vermeksizin evden ayrıldıktan sonra, geceyi sanık …’un anne ve babası olan sanıklar … ve …’ın yanında geçirmesi nedeniyle sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … ve … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde
1.Katılan … ile sanıklar … ve …’ın aynı zamanda oğlu olan sanık … arasında gönül ilişkisi bulunduğu, katılan …’nın rızaen sanık … ile kaçtığı, tarafların sanık …’un anne babası olan sanıklar … ve …’ın birlikte yaşadığı eve gece saat 03.00 sıralarında geldikleri, sanık …’ın gece vakti olması nedeniyle katılanı eve aldığı, tarafların geceyi burada geçirdikten sonra dava dosyası kapsamında tanık olarak dinlenen U.S.Y.’nin sanık … ile beraber sanıkların evine geldiği ve katılan …’yı alarak ailesine teslim ettiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …’nin alınan savunmalarında, olay gecesi evde olmadığını olayın sabahında tanık U.S.Y. ile birlikte eve geldiğini ve olaydan haberdar olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir.
3.Katılan …, sanıklar … ve … ile tanık U.S.Y.’nin alınan ifadelerinin de sanık …’nin savunmasını destekler biçimde olduğu, sanık …’nin katılan … ile diğer sanıkların yanında bulunmadığı anlaşılmıştır.
4.Sanık …’ın alınan ifadesinde, sanık … ile katılan …’nın gece geç vakitte gelmeleri nedeniyle katılanı eve almak zorunda kaldığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
5.Yukarıda yer alan husular ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’nin olay gecesi katılan ile aynı evde kalmadığı ve suça iştirakinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden; sanık … yönünden ise sanığın gece saat 03.00 sıralarında evine gelen katılanı evinde tutması eyleminde suç kastı bulunmadığı anlaşıldığından yerel Mahkeme tarafından kurulan beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
5.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Olarak Yapılan Temyiz Talebinin İncelemesinde
1.Katılan …’nın 09.07.2001 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu ve sanık … ile arasında gönül ilişkisi bulunduğu, tarafların birbirleriyle anlaşarak kaçmaya karar verdikleri, birlikte aynı zamanda sanık …’un anne ve babası olan sanıklar … ve …’ın evine gittikleri, katılan … ile sanıklar … ve …’ın geceyi bu evde geçirdikleri, ertesi sabah tanık U.S.Y.’nin gelerek katılanı aldığı ve ailesine teslim ettiği anlaşılmıştır.
2.Katılan …’nın suç tarihinde henüz onbeş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mevcut haliyle sanıklara atılı eylemin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendinde yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık … ve … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.