YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5699
KARAR NO : 2023/2860
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı ( 5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.12.2012 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü
fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, gözaltında kalınan sürenin cezadan mahsubuna karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mağdurenin kolluk beyanında zorla tutulduğundan bahsetmemesi ve olaydan iki gün sonra şikayetçi olması, sanıkların suçlamayı kabul etmemeleri karşısında, olayın görgü tanığı olan mağdurun ve tutanak tanıklarının dinlenmesi ve ihbarı yapan kişinin araştırılarak beyanının alınmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hükümler kurulması nedeniyle nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği, cezanın haksız olduğuna, atılı suçu işlemediğine, mağdurun iftira attığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, cezanın haksız olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
3. Sanık … müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanıkların mağdureyi zorla işyerinde alıkoydukları, mağdurenin bir fırsatını bularak kaçtığı ve bir apartmana saklandığı, sanık …’ın mağdureyi geri getirdiği, sanıkların ihbar üzerine yakalandıkları iddiasına ilişkindir.
2. Polis memurları tarafından tutulan 08.12.2012 tarihli olay tutanağında, bir bayanın zorla arabaya bindirildiğinin ihbar edildiği ve kolluk görevlilerince mağdurenin Talatpaşa Mah. adresinde bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Mağdur … hakkında müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri açıklamak, sesli, yazılı veya görüntülü ileti yoluyla hakaret suçundan, sistemi bozma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Polis memurları tarafından tutulan 08.12.2012 tarihli olay tutanağında, bir bayanın zorla arabaya bindirildiği ihbar üzerine olay yerine gelindiği, apartman sakinleriyle yapılan görüşmede … isimli bayanın apartman içerisine girip kendilerinden yardım istediğini, erkek şahısların bayanı zorla işyerine götürdüklerini beyan ettikleri, işyerine yaya olarak gidildiğinde, sanıklardan … ve H.İ.K isimli şahısların kendilerini karşıladıkları, mağdure …’ın kendilerini dolandırdıkları iddiası ile şikayetçi oldukları, mağdure …’ın ise şirket eski çalışanı S.Ç. gelene kadar işyerinde bekletildiğini söylediği anlaşılmıştır.
08.12.2012 tarihli tutanağa istinaden sanık … ve mağdure … ‘in polis merkezine getirildikleri ve dolandırıcılık iddiasına ilişkin beyanlarının alındığı görülmüştür.
Olayın üzerinden iki gün geçmesinden sonra mağdurenin 10.12.2012 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek, olay günü işyerine geldiğinde sanıkların kendisine S.Ç. isimli şahıs ile facebook yazışmalarını gösterdiklerini ve S.Ç. ile işbirliği yaparak şirket müşterilerini çalmak ile suçladıklarını, odanın kapısını kilitlediklerini, sanık …’in ” seni öldüreceğim, …’ı arayıp çağıracaksın, onu öldüresiye döveceğim, sen de izleyeceksin” dediğini, sonrasında kardeşi …’a dönerek ‘ sesini çıkartırsa kır boynunu öldür ” dediğini, bir fırsatını bulup kaçtığını, bir apartmana sığınıp yardım istediğini, sanık …’ın arkasından gelerek kendisini polis olarak tanıtıp apartman sakinlerine sormak suretiyle kendisini aradığını, sanıkların sürükleyerek kendisini geri götürdüklerini, daha sonra işyerine polislerin geldiğini beyan etmiştir.
Sanık … kolluk beyanında, mağdurun şirket bilgilerini şirket eski ortağı ile paylaşması nedeniyle … ile bu kişiyi yüzleştirmek istediklerini, S.Ç’yi arayarak çağırdığını, kahve almaya gideceğim diyerek hızla işyerinden çıkıp uzaklaştığını, arkasından gidip tüm dükkanlara sıra ile sorduğunu, bir binaya koşarak girdiğini öğrenince apartmanda oturan kişilerin kapısını çalarak mağdureyi sorduğunu, en üst kattaki bayana polislik bir durum olduğunu söylediğini, bunun üzerine apartmanda ikamet eden bayanın mağdureyi evinden zorla çıkardığını, mağdureyi yanına alarak işyerine zorlama olmadan birlikte geldiklerini beyan etmiştir,
Sanık … kolluk beyanında, mağdure ile işyerinde konuşurken mağdurenin cep telefonunu alıp sigara içmeye çıktığını, aradan 20 dakika sonra sanıklar … ve Halit tarafından elinden tutularak içeri getirildiğini, tehdit veya zorlama olmadığını beyan etmiştir.
Sanık … kolluk beyanında, mağdurenin şirketin müşteri bilgilerini başka bir kişi ile paylaşması ve kurye takip sisteminin çökmesine neden olması nedeniyle olay günü mağdure ile tartıştıklarını, mağdurenin sigara içmek için dışarı çıktığını ve kaçtığını, bunun üzerine kardeşi …’ın mağdureyi bir binada bulup geri getirdiğini, zorla alıkoymadıklarını beyan etmiştir.
Mağdurenin bilinen tüm adreslerinden araştırılarak duruşmaya çağrıldığı ancak çıkarılan davetiye ve zorla getirme emirlerinin bila ikmal iade edilmesi nedeniyle mağdurenin mahkeme huzurunda beyanlarının tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Sanıkların mahkeme huzurunda kolluk beyanları ile benzer savunmalarda bulundukları anlaşılmıştır.
08.12.2012 tarihli olay tutanağında mağdurun iddia edilen yerde sanıklar nezdinde tutulur şekilde yakalanması ve bu durumunda da ihbarı doğrular şekilde gerçekleştiği belirlenmiştir. Olay tutanağı ile uyumlu mağdur beyanı ve sanıkların tevil yollu ikrarları birlikte değerlendirildiğinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiş ve sanıklar … ve … ile sanık … müdafinin atılı suçu işlemediklerine, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık … müdafi ve sanıklar … ve …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararında sanık … müdafi ve sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafi ve sanıklar … ve …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.