Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5700 E. 2023/3460 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5700
KARAR NO : 2023/3460
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı ( 5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.12.2013 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında mağdurlar … ve İbrahim’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince; mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası; mağdur …’e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendleri, 62 nci maddesi, 53 üncü, 54 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddesi gereğince mağdur …’e yönelik eylem nedeniyle ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, mağdur …’e yönelik eylem nedeniyle ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, gözaltında kalınan sürenin cezadan mahsubuna, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun aynı fiil ile birden fazla mağdura yönelik işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği ve sanık …’ın tekerrüre esas alınan ilamındaki suçun uzlaşma kapsamına alınan tehdit suçu olması nedeniyle uyarlama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği; sübuta, müştekilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, olay ihbarının kendisinin talebi üzerine E.K. tarafından yapıldığına, ihbarı yapan telefon numarasının tespit edilmesi gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
2. Sanık …’ün temyiz isteği,kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanıkların olayın yaşandığı büfenin kapılarını kapatıp mağdurları ellerine aldıkları sopa ve bıçak ile darp edip yaraladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 16.12.2012 tarihli olay tutanağında; ihbar üzerine polislerin olay yerine geldiği ve cadde üzerinde mağdurlar … ve İbrahim’i yaralı vaziyette buldukları, işyeri sahibi …’ın büfe içerisindeki kan izlerini su dökerek temizlemeye çalıştığı, tezgah üzerindeki bıçak kılıfı ve çelik yaylı jop ile sahte olduğu iddia edilen (2) adet banknotun muhafaza altına alındığı hususları tutanak altına alınmıştır.
3. Aydın Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.06.2013 tarihli raporda, mağdur …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; Kozan İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 03.06.2013 tarihli raporda, mağdur …’in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
4. Olayın gerçekleştiği büfenin tezgah kısmında bulunan 20,00 TL ve 5,00 TL değerindeki iki adet banknotun Ziraat Bankası Söke Şubesinin 17.12.2012 tarihli yazısında sahte olmadığının müşahede edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden,
Tüm dava dosyası içeriği, mağdurların olayın sıcağı ile alınan kolluk beyanları, bu beyanlar ile uyumlu adli muayene raporları, olay ve muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurların sanık … tarafından işletilen büfeye müşteri olarak geldikleri, sanık …’in mağdurların

sahte para verdiklerini düşündüğü ve aralarında tartışma çıktığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında tartışma çıkması üzerine aynı işyerinde bulunan sanık …’ın tarafların yanına geldiği, sanık …’in sanık …’dan kapıyı kapatmasını istediği, sanık …’ın kapıyı kapatarak mağdurların büfeden ayrılmalarına engel olduğu belirlenmiştir.
Sanık …’ın kapıyı kapatmasından sonra sanık …’in elinde bıçak diğer sanık …’ın ise elinde sopa olduğu halde mağdurları darp ettikleri, mağdurların büfe içerisinde alıkonuldukları süre içerisinde sanık …’ın bıçak ile mağdur …’in yüzüne, mağdur …’un ise koluna vurduğu, diğer sanık …’ın ise sopa ile her iki mağdura da vurduğu, sanıkların alıkonulma süresi boyunca gerçekleştirdikleri ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru içerisinde kalan eylemlerini tek bir fiil ile gerçekleştirmedikleri, mağdurların vücutlarının birbirlerinden farklı bölgelerinde yaralanmalar oluştuğu ve yaralanmaların niteliklerinin de farklı olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanıkların her iki mağdura yönelik ayrı ayrı eylemlerde bulundukları belirlendiğinden ve mağdur sayısınca cezalandırılmalarına ilişkin mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanıkların temyiz itirazları yönünden,
Sanık …’ün adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas ilam bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan dava dosyasında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve bu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1. Tüm dava dosyası içeriği, mağdurların olayın sıcağı ile alınan kolluk beyanları, bu beyanlar ile uyumlu adli muayene raporları, olay ve muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların cebir kullanarak, birden fazla kişi ile birlikte, silahla mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Sanık …, ihbarı kendisinin talebi üzerine tanık E.K.’nin yaptığını beyan etmiş, ihbara ilişkin tutanak ve ses kaydı dava dosyasına getirtilmiş ve tanık E.K.’nin ifadesi alınmıştır. Tanık E.K. ifadesinde, ihbarı kendisinin yapmadığını beyan etmiştir. Açıklanan hususlar dikkate alındığında, sanık …’ın sübuta, müştekilerin beyanlarının çelişkili olduğuna, olay ihbarının kendisinin talebi üzerine E.K. tarafından yapıldığına, ihbarı yapan telefon numarasının tespit edilmesi gerektiğine yönelik; sanık …’ün ise kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık … ve sanık …’ün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık Yakup Balcı müdafii ve sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde karar verildi.