YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5719
KARAR NO : 2023/2453
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/176 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkemenin mahkumiyete yönelik gerekçesinin delil ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte, olay tarihinde okuldan çıkıp evine doğru giden yaşı küçük mağduru kollarından tutarak okulun arkasında bulunan boş araziye götürdükleri, “seni döveceğiz” diyerek mağdurun kıyafetlerini çıkararak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 15.05.2015 tarihli yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.
3. Tanık A.Ç. beyanı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; olay günü okuldan çıkıp evine gitmekte olan mağduru yolda gören sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen şahısla birlikte mağduru kollarından tutarak zorla okulun arkasındaki boş araziye götürdükleri, “seni döveceğiz” diyerek mağdurun üzerinde bulunan kıyafetleri çıkardıkları, kafasına vurdukları sırada çevreden geçen şahısların olayı görerek bağırması üzerine mağdurun sanıkların yanından kaçarak kurtulduğu olayda katılanların ve tanık A.Ç’ nin aşamalardaki beyanları, 15.05.2015 tarihli yakalama tutanağı, sanık savunması ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/176 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.