YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5882
KARAR NO : 2023/2830
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine ve mahkemenin gerekçe kısmının çelişkiler içerdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olan mağdur ile sanığın olay öncesine dayalı gönül ilişkisi olduğu ancak mağdurun bu ilişkiyi bitirmek istediği, sanığın ise karşı çıktığı, olay günü sanığın konuşmak istediğini söylemesi üzerine mağdur ile sanığın buluştuğu, bir süre konuştuktan sonra mağdurun sanığın yanından ayrılmak istediği ancak sanığın mağduru darp ederek yanında tuttuğu, akabinde mağdurun cep telefonunu zorla aldığı, sanıktan cep telefonunu alamayan mağdurun yaklaşık 3 saat sanığın yanında rızası dışında kaldığı, öğrenci olan mağdurun okul servisine yetişmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın cep telefonunu mağdurun yüzüne doğru fırlattığı, telefonunu alan mağdurun oradan ayrılıp okul servisi ile eve giderek olayı ailesine anlattığı ve sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın bu suretle olay tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olan mağduru rızası dışında zorla yanında tutarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında olaydan hemen sonra Sivas Devlet Hastanesinden doktor raporu alındığı, raporda mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun birbiri ile uyumlu beyanları ve mağdurun anlattığı olay öyküsü ile uyumlu doktor raporu, sanığın aşamalardaki suçu ikrara dönük savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mağduru rızası dışında yanında tutmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine ve mahkemenin gerekçe kısmının çelişkiler içerdiğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/544 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.