Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5941 E. 2023/5088 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5941
KARAR NO : 2023/5088
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/174 E., 2015/330 K.
SUÇLAR : Mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı katılan mağdure vekilince yapılan itiraz başvurusunun, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli değişik iş kararıyla değerlendirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2014 tarihli iddianamesi ile, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları istemiyle davalar açılmıştır.
2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası, mala zarar verme suçundan 6 ay hapis cezası, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği,
1. Sanık … hakkında hiçbir indirim yapılmadan, teşdiden ceza tayin edilmesi gerektiğine,
2. Sanığın mağdureyi kandırdığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
B. Sanık … müdafinin temyiz isteği,
1. Mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Sanık …’un diğer sanıkların planlı eylemlerine dahil olmadığına,
3. Mağdurenin zorla kaçırılmadığına,
4. Sanık …’un diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde olduğuna dair delil bulunmadığına,
5. Katılanın anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
6. Tanık beyanlarının mağdureyi doğrulamadığına,
7. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
C. Sanık …’in temyiz isteği,
1. Cezanın ertelenmesini talep ettiğine,
2. Kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık … ile mağdurenin birbirlerini tanıdıkları, birlikte Mersin’e gitme konusunda anlaştıkları, olay günü mağdurenin evden kaçarak sanık …’la buluşup, sanık …’e ait eve geldikleri, müşteki anne ve babanın kayıp ihbarında bulunması üzerine, mağdurenin sanık … tarafından Mersin’e getirildiği, sanık …’e ait araçla, yine adı geçen sanığın evine götürüldüğü, bir gün sonra mağdurenin bir fırsatını bularak evden kaçtığı ve polis tarafından bulunarak ailesine teslim edildiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanık …’un aşamalardaki savunmalarında, diğer sanık …’in yönlendirmesi ile mağdure ile iletişime geçerek, onu birlikte Mersin’e gitme konusunda ikna ettiğini ifade etmesi, mağdurenin beyanlarında da, sanık …’un, Mersin’e gitmek istediğini, yanında güvenebileceği birini aradığını, mağdureden kendisi ile gelmesini istediğini, bu şekilde kendisini ikna ettiğini beyan etmesi, mağdurenin sanık … ile evde yalnız kaldıkları sırada, sanığın mağdureye hayatının değişeceği, zengin olacağı, saçlarını değiştirince kimsenin onu tanıyamayacağı yönünde telkinlerde bulunması, sanık …’e ait evde tutulduğu sırada mağdurenin sim kartının yakılması ve telefonunun kırılması, mağdurenin Mersin’de götürüldüğü sanık …’e ait evde hayat kadını olduğunu anladığı Ayşe isimli bayanın hareketleri, sanık …’in adli sicil kaydında fuhuş suçundan bir çok sabıkasının bulunması karşısında, sanıkların eylemin başından itibaren mağdureyi hileli hareketlerle kandırarak alıkoydukları, eylem süresince mağdureye yönelik cebir ve tehdit uyguladıkları anlaşılmakla, Mahkemece sanıklar hakkına kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki eylemin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğuna dair görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunmaları, tanık ifadeleri, HTS kayıtları, tutanaklar ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sübuta yönelik, katılan mağdure vekilinin ise sanık hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … hakkında mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Mala zarar verme suçunun, uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla birlikte işlendiği anlaşılmıştır.
1. Sanık hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.05.2014 tarihli iddianamesinde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi ile birlikte (b) bendi uyarınca da mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkı kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği bir kat arttırılması sırasında hapis cezasının 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl olarak belirlenmesi, yine 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarı oranında arttırım yapılması esnasında hapis cezasının 6 yıl 18 ay yerine 7 yıl 6 ay olarak fazla belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine rağmen, mala zarar verme suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanık hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.05.2014 tarihli iddianamesinde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi ile birlikte (b) bendi uyarınca da mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkı kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin sanıklar … ve … tarafından alıkonulmasından sonra, sanık …’in mağdureyi tanık Y.’a ait taksi ile Silifke’den alarak Kızkalesi’ne götürdüğü, yolda sanık … ile iletişime geçerek kendilerini almasını istediği, buluşma noktasında taksiden inerek sanık …’e ait araca bindikleri, sanık …’in mağdure ve sanık …’i evine götürdüğü, mağdurenin burada bir gün boyunca rızası dışında alıkonulmaya devam edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’in diğer sanıkların eylemine 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi anlamında iştirak ettiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli kararında sanık müdafi ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve Akif hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararına yönelik sanık … ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.