YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5949
KARAR NO : 2023/4875
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/251 E., 2016/480 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2016 tarihli, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından, sırasıyla 5 ay hapis cezası ile, 5 ay hapis cezası ile ve doğrudan verilmek suretiyle 1740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu kararlar itiraz edilmeksizin 04.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/935 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hükümler açıklanarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından, sırasıyla 5 ay hapis cezası ile, 5 ay hapis cezası ile ve doğrudan verilmek suretiyle 1740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlemediğine, hakaret suçu bakımından suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ile olaydan önce yaklaşık 1.5 yıl duygusal arkadaşlık ilişkisi yaşayan mağdurun, sanıktan olaydan bir süre önce ayrıldığı, mağdur ile arkadaşlık ilişkisini bitirmek istemeyen sanığın olay günü otobüse bindiğini gördüğü mağdurun peşinden otobüse binip, mağdurun hemen ön koltuğuna oturup mağduru tehdit ederek hakaretlerde bulunarak otobüsten inmesini istediği, mağdurun karakol yakınında otobüsten indiği, sanığın kendisi hakkında şikayette bulunacağını gördüğü mağdurun peşinden gittiği, onun ağzını kapatıp kolundan tutarak kendisi ile gelmesini ve karakola gitmesini engellemeye çalıştığı, mağdurun ise sanığın elinden kurtulup karakola gidip sanıktan şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın mağduru tehdit edip onun hürriyetini kısıtlamaya çalışarak atılı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hükme konu cezanın tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Katılanın soruşturma aşamasında sanık hakkında uzlaşmayı kabul etmediğini ifade etmesi karşısında Tebliğnamedeki sanık hakkında tehdit suçu bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın suçu ikrara yönelik savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına ve yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde de belirtildiği üzere; sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2016/251 Esas, 2016/480 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde karar verildi.