Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/6869 E. 2023/4158 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6869
KARAR NO : 2023/4158
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralamaya yardım
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralamaya yardım etme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, mağdur çocuğa ait adli rapor ve sanığın tevilli ikrarı dikkate alındığında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, kimlik bilgilerine ulaşılamadığı için hakkında tefrik kararı verilen … adlı şahıs ile mağdur çocuk arasında çıkan tartışma üzerine, mağdur çocuğun, sanık … ile kimlik bilgilerine ulaşılamadığı için hakkında tefrik kararı verilen … adlı şahıs tarafından önce kollarından tutularak, daha sonra iple elleri bağlandıktan sonra silahtan sayılan sopayla vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda ekimoz, hematom ve lezyon oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde darp edildiği, daha sonra serbest bırakıldığı iddiasına ilişkindir. Mağdur çocuk 10.07.2014 tarihinde kollukta müdafii eşliğinde alınan beyanlarında, darp edildiği gerekçesiyle şikayetçi olduktan sonra … adlı şahıs tarafından şikayetinin geri alınması için tehdit edildiğini, şikayetini geri alması için Polis Merkezi’ne birlikte geldikleri …’in darp edilirken kollarından tutan şahıslardan biri olduğunu beyan etmesi üzerine …’in aynı saatlerde şüpheli sıfatıyla beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, kimlik bilgilerine ulaşılamadığı için haklarında tefrik kararı verilen … ve … adlı şahıslarla fikir ve eylem birliği içerisinde ortak irade ile hareket ettiği anlaşılan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile aynı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a, b ve f) bentlerinde yer alan çocuğa karşı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, kasten yaralamanın suçun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a, b ve f) bentleri gereğince, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a, b ve f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hükümler kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.