YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7310
KARAR NO : 2021/4294
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)25.06.2019 tarih ve 2019/8-249 Esas ve 2019/499 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere; TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir.Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır.Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında dolandırıcılık suçunun şüphelisi olarak yakalanması üzerine sanığın kendisini amcasının oğlu olan ve kendisiyle aynı ismi taşıyan mağdurun kimlik bilgileriyle tanıttığı, adı geçen hakkında soruşturma ve kovuştuma yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın gerçek kimliğinin ortaya çıkartılarak, İzmir 17. Asliye Ceza Mahmesinin 2015/332 Esas sayılı dosyasında mağdurun beraatine ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve sanık hakkında temyize konu edilen dava dosyasında dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilerek kararın temyiz edilmeksizin 08.01.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından verilen beraat kararı karşısında sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK’nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği halde yazılı gerekçe ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-) Tekerrüre esas alınan ilamda da sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığı anlaşılmakla sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun belirtilmemesi,
3-)Kabul ve uygulamaya göre de;
a-)Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının ”başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine ”iftira” olarak yazılması,
b-)Mağdurun kimlik bilgilerinin kullanılması nedeniyle yargılandığı İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli duruşmasında gerçek durumu söylemesi üzerine fotoğraf karşılaştırılması sonucunda gerçek kimlik bilgileri tespit edildikten sonra sanığın kimliğini açıkladığının anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde, TCK.nın 269/3-b. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.