Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/7412 E. 2023/4833 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7412
KARAR NO : 2023/4833
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/793 E., 2016/164 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2-Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısı’nın temyiz isteminin sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik olduğu kabul edilerek; sanık hakkındaki temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası üzerinden tayin edilmesi gerektiğine, ilişkindir.

2.Sanık müdafinin temyiz istemi; katılanın beyanının çelişkili olduğuna, verilen ceza miktarının ağır olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, haksız tahrik nedeniyle daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğine, usul, yasaya ve hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; mağdurenin telefonuna erkek bir şahıs tarafından mesajlar atılmasına sinirlenen ve mağdurenin kendisini aldattığını düşünen sanığın ekmek bıçağı ile uyumakta olan mağdurenin yanına gidip boğazını sıkarak yatak odasına götürmesi, mağdurenin ellerini ve ayaklarını bağlaması, kafasına ve sırtına yumrukla vurması, kalçasını bıçakla yaralayıp kemeriyle mağdureyi darp etmesi, kaçma fırsatını bulan mağdurenin dış kapıyı açıp apartman içine doğru kaçması, sanığın arkasından gelerek mağdureyi yakalayıp yere düşürüp elindeki bıçakla yine mağdureye darbeler vurup yaralaması, sanığın olay yerinden kaçması, iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen ”soruşturmaya başlanmadan önce, mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, kendiliğinden serbest bırakma” şartlarının hiçbirinin olayda gerçekleşmediği, dolayısıyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı anlaşıldığından; Tebliğname’de bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.Mahkeme hükmünde haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının gerekçelendirildiği, ayrıca takdiri indirim maddesinin uygulanmaması nedenlerinin de kararda gösterildiği anlaşılmakla, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre Cumhuriyet savcısı’nın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Tüm dosya kapsamına göre; sanık ve mağdurenin 10 yıllık resmi nikahlı evli oldukları, mağdurenin telefonuna erkek bir şahıs tarafından mesajlar atılmasına sinirlenen ve mağdurenin kendisini aldattığını düşünen sanığın ekmek bıçağı ile olay sabahı uyumakta olan mağdurenin yanına gidip boğazını sıkarak yatak odasına götürdüğü, mağdurenin direnmeye çalıştığı ancak sanığın yatak çarşafını yırtıp mağdurenin ellerini ve ayaklarını bağladığı, kafasına ve sırtına yumrukla vurduğu, kalçasını bıçakla yaralayıp kemeriyle de mağdureyi darp ettiği, bina sakinlerinin, apartman görevlisi olarak çalışan mağdureyi ekmek servisi yapması için megafon aracılığıyla çağırdıkları, mağdurenin karşılık vermemesi üzerine apartman yöneticisinin kapı önüne gelip zile basması üzerine sanığın mağdurenin ellerindeki ve ayaklarındaki çarşafı çözüp mağdureyi pencere önüne götürdüğü, mağdurenin yönetici ile pencereden konuşarak Polis’i araması yönünde el işareti yaptığı, bunu fark eden sanığın mağdureyi tekrar içeri çektiği, yöneticinin 155 ihbar hattını arayıp ihbarda bulunduğu, sanığın sigarasını yakmak üzere mutfağa gitmesinden fırsat bulan mağdurenin dış kapıyı açıp apartman içine doğru kaçtığı, sanığın arkasından gelerek mağdureyi yakalayıp yere düşürüp elindeki bıçakla yine mağdureye darbeler vurup yaraladığı, sesler üzerine bina sakinlerinin dışarı çıktığı ve sanığın olay yerinden kaçtığı ancak Emniyet Ekibi tarafından aynı gün olayda kullandığı bıçak ile yakalandığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı

Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üzerinden tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 26.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı’nın ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.