Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8054 E. 2021/4565 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8054
KARAR NO : 2021/4565
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;sanığın olay tarihi olan 28.03.2015 günü hırsızlık yapmak amacıyla yanında bulunan şahıslarla alışveriş merkezine geldiği ve 4 adet mont alarak ayrıldıkları,15.04.2015 tarihinde yeniden aynı mağazaya gelmeleri üzerine mağaza görevlilerince tanındıkları ve kaçmaya çalıştıkları ancak alışveriş merkezi dışında kolluk görevlilerince yakalandıkları iddia olunan somut olayda;sanığın hakkında birçok suçtan yakalama kararları bulunması nedeniyle nitelikli hırsızlık şüphelisi olarak yakalandığı sırada amcasının oğlu olan mağdur …’ın sürücü belgesini kolluk görevlilerine verdiği,kolluk görevlilerince sürücü belgesi üzerindeki fotoğrafa dair yapılan kontrolde sanık ile sürücü belgesindeki fotoğraf arasında farklılık bulunmaması nedeniyle sanığa tekrar kimlik bilgileri sorulduğunda gerçek kimliğinin … olduğunu beyan ettiği,olay tutanakları,gözaltına alma tutanağı ve tüm soruşturma evrakının sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlenip imzalandığı,yapılan soruşturma sonucunda sanık hakkında Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/278 Esas, 2015/576 Karar sayılı dosyasında nitelikli hırsızlık suçundan kamu davasının açıldığı anlaşılan somut olayda;sanık hakkında atılı nitelikli hırsızlık suçundan yargılama sonunda delil yetersizliğinden verilen ve kesinleşen beraat kararı karşısında sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK’nın 268/1 maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu oluşmadığı gibi kolluk görevlilerine ibraz edilen sürücü belgesine göre de bir resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK.nın 206/1. maddesinde tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’ suçunun da oluşmadığı, eylemin Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi uyarınca sanığın kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı dolduğundan hakkında aynı Kanunun 20/1. maddesi gereğince İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 24.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.