YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8337
KARAR NO : 2023/7117
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/388 E., 2016/99 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı olmak üzere 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, lehe tanık beyanına itibar edilmeme gerekçesinin açıklanmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanık savunmasının ve bu savunmayla uyumlu tanık beyanına itibar edilmediğine, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık …’nın temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’nın evinin doğalgaz tesisat işlerini halletmek üzere katılan ile anlaştığı, katılanın sanık …’nın doğalgaz aboneliği işlerini yapmaması nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığı, olay günü sanık …’nın katılanı aynı konuyu görüşmek üzere sanık …’in iş yerine çağırdığı, katılan iş yerine geldikten sonra, aralarında tartışma çıktığı, sanık …’nın katılanı darp ettiği, sonrasında oğlu olan sanık …’ın da katılanı elinde bulunan tornavida ile darp etmeye çalıştığı, katılan iş yerinden ayrılmak istemesine rağmen sanıkların bırakmadıkları, sonrasında da sanıkların katılana bir taahhütname imzalatıp, gitmesine izin verdikleri, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurun hürriyetini kısıtlayarak atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanık …’nın hüküm tarihinden sonra 07.11.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların, üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin (a ve b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın olaydan hemen sonra alınan beyanı ve bu beyanı ile uyumlu doktor raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık … müdafiinin, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, lehe tanık beyanına itibar edilmeme gerekçesinin açıklanmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, Sanık …’nın bir sebebe dayanmayan, müdafiinin, sanığın suçu işlemediğine, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık …’in, katılan ile sanık … arasındaki iş ilişkisinin tarafı olmadığının anlaşılmasının yanında, olay öncesinde katılanın sanık …’ya doğalgaz abonelik işlemlerini yapacağına dair taahhütte bulunduğuna ilişkin somut bir delil de olmadığı gözetilerek sanık … müdafiinin sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.
2. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.11.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/388 Esas, 2016/99 Karar sayılı sanıklar … ve … hakkında kurulan kararlarında sanık … müdafii, sanık … ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anık … müdafii, sanık … ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/388 Esas, 2016/99 Karar sayılı sanık … hakkında kurulan kararına yönelik sanık … müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.