YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8649
KARAR NO : 2021/1349
KARAR TARİHİ : 01.02.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, kayden 28.01.1996 doğum tarihli olup, suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmamış ise de, Mahkeme tarafından 13.06.2016 tarihinde alınan ifadesi sırasında suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettiğinden dolayı anılan hususun telafisi mümkün olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmamasının nedenlerinin kararda gösterilmemesi,
2-TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Ayrıca kimliği kullanılan kişinin hakkında soruşturma yapılması mümkün olması yani, gerçek ve sağ bir kişi olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında Dolandırıcılık suçunun şüphelisi olarak yakalanması üzerine hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kimliğini Şahsenem Perktaş olarak beyan eden suça sürüklenen çocuk hakkında dolandırıcılık suçundan dava açıldığı, bu suçtan beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; kesinleşen beraat kararı karşısında suça sürüklenen çocuğun “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesi uyarınca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiği halde yazılı gerekçe ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.