YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9067
KARAR NO : 2023/1911
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2014 tarihli iddianamesiyle sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli kararıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasına uyma ihtimaline binaen davaya bakma görevi Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
3. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suç eşyalarının müsaderesine ve Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2020 tarihli tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün “onanması” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi atılı suçu işlemediğine, suçu işleyen kişinin kendisi olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın sahte 100,00 TL parayı şikayetçi …’ya bozdurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında parayı kendisinin bozdurduğunu ancak sahte olduğunu ve nereden aldığını bilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık kovuşturma aşamasında alınan beyanında atılı suçla ilgisinin bulunmadığını, soruşturma aşamasında yakalanan kişinin kendisi olmadığını, soruşturma aşamasındaki evrakları kendisinin imzalamadığını beyan etmiştir. 21.10.2015 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturma aşamasındaki imzaların sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
4. 28.10.2014 tarihli … İstanbul Şubesi Sahte Banknot/Efektif/Değerli Kağıt inceleme ve değerlendirme raporuna göre; davaya konu edilen paranın sahte, aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
22.05.2014 tarihli iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gösterilmediği halde ek savunma hakkı verilmeden ya da adli sicil kaydı okunmadan sanık hakında tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarih ve 2014/239 Esas, 2015/306 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.