Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9126 E. 2023/1917 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9126
KARAR NO : 2023/1917
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kanunlara uymamaya tahrik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2016 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 217 nci maddesinin birinci fıkrası, 218 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2016 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrası, 218 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir; karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2020 tarihli tebliğnamesiyle “basit yargılama usulünün tartışılması” gerektiğinden bahisle bozma yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın Batman Postası isimli gazetedeki yazısıyla halkı kanunlara uymamaya tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Dava konusu yazı incelendiğinde 17.12.2015 tarihinde gazetedeki yazı ”Trafik cezaları ve İsyan” başlığı ile bir yazı kaleme aldığı, yazı içeriğinde il merkezinde kesilen trafik cezalarına ilişkin olarak “kurduğunuz pusudan kalemi kağıdı çıkarıp 189 TL para cezası kesip adresine gönderirseniz, bu insanlar silahlanır da, hendek de açar, direnir de.” şeklindedir.
3. Sanık suç işleme amacıyla yazıyı yazmadığını, amacının trafik cezalarını protesto etmek olduğunu ve cümlelerinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu beyan etmiştir.
4. Mahkemesince sanığın eyleminin eleştiri boyutunu aştığı anlaşıldığından mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 217 nci ve 218 nci maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 2 yılın üzerinde olması nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için; failin “halkı” kanunlara uymamaya tahrik etmiş olması gerekir. Kanunun tümü veya bir kısmına karşı gelmeye, koyduğu kurallara uymamaya, kanunun koyduğu ilkelere veya zorunluluklara aykırı tahrik söz konusu olacaktır. Tahrik, kışkırtma, harekete geçirme, sevketme, akılda olan veya olmayan bir hususun fiiliyata dökülmesi için uyarma anlamlarına gelmektedir. Tahrik edilen eylemlerin gerçekleşmiş olup olmamasının önemi yoktur. Bir kimsenin diğer kişileri etkileme saiki ile hareket etmesi yeterlidir. Bu açıklamalara göre; sanık müdafiinin dava konusu eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığın kendisinin yazdığını kabul ettiği trafik cezaları ve isyan başlıklı “bu insanlar silahlanır da, hendek de açar, direnir de.” şeklindeki yazısının bölgedeki insanları trafik cezalarını ödememek ve bu cezalara gerekirse silahla direnmek yönünde tahrik ettiği anlaşıldığından atılı suçun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarih ve 2016/102 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve

dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.