Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9211 E. 2023/2986 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9211
KARAR NO : 2023/2986
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanığın parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış; Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararıyla takdiren alt sınırdan uzaklaşılıp sanığın parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 6 eşit taksitte tahsiline; suça konu paraların müsaderesine ve Türkiye Cumhuriyeti … Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve eylemin her bir mağdura yönelik dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
2. Sanığın temyiz istemi katılanların zararını giderdiğine ve hakkında şikayet bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın katılanlardan sahte parayla alışveriş yapmak suretiyle parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri;
a. Sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışta bulunması, mağdurun aldatılması ve aldatma sonucunda mağdurun malvarlığında eksilme olması gerekmektedir. Somut olayda sanığın, üzerine atılı eylemi nedeniyle iradesi hile ve desise uygulanarak fesata uğratılmış bir mağdurun bulunduğuna dair iddia veya tespitin bulunmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve suç vasfına yönelik mahkemenin kabulünün hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
b. Sanığın cezasında zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden ise;
Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin, suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen hallerde fiili kesintinin oluşması ve aynı yerde bir gün arayla üç katılandan iddianame düzenlenmeden önce sahte parayla alışveriş yapma eyleminde hukuki ya da fiili kesinti bulunmadığı; zincirleme suç koşullarının da oluşmadığı ve tek suç oluştuğu anlaşıldığından temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın katılanların zararını ödediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanların aşamalarda değişmeyen ve birbirleriyle uyumlu sanığın kendilerine sahte para vererek alışveriş yaptığına ilişkin beyanları ile sanığın sahte parayla alışveriş yaptığını ancak paranın sahte olduğunu bilmediğine ilişkin kısmi kabulü ve paraların sahte, aldatma kabiliyetine haiz olduğuna ilişkin … Bankası raporu ayrıca katılanların zararlarının karşılanmadığına ilişkin beyanları ile zarar karşılansa dahi bu hususun suçun sübutuna etkisi olmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin mahkûmiyet kararına ilişkin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarih ve 2016/81 Esas, 2016/179 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.