YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9270
KARAR NO : 2023/2953
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarihli ve 2015/2004 Soruşturma, 2015/1737 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/478 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat ve sahte bankotun karar kesinleştiğinde … Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Sanık …’un savunması alınmadan ve sanık …’ın sahte parayı verdiği … mahkeme huzurunda dinlenmeden eksik kovuşturma ile beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’un sanık …’a verdiği ve sanık …’ın da … isimli şahsa verdiği bir adet 100,00 TL’lik banknotun sahteliğinin sanıklar … ve Törehan tarafından bilinip bilinmediğine ilişkindir.
2. a) …’in 23.04.2015 tarihli Silifke KOM Grup Amirliğine müracaatında, aynı okulda öğrenim gördüğü ve kendisine borcu olan sanık …’ın 18.04.2015 tarihinde 100,00 TL verdiğini, Antalya ilinde bir kafede hesabı ödemek için verdiği bu paranın sahte olduğunu öğrendiğini ve polise başvurduğunu,
b) Sanık …, aynı okuldan arkadaşı …’e borcuna karşılık vermiş olduğu 100,00 TL’yi market sahibi sanık …’tan zor durumda olması nedeniyle burs kartının eksi limitinden 100,00 TL para çekmesi üzerine aldığını, …’in paranın sahte olduğunu söylemesi üzerine bu durumu sanık …’a bildirdiğini, …’un da kendisine “parayı getir, sahte olduğunu görmem halinde parayı değiştirip sana paranı iade edeceğim” dediğini,
c) Sanık …, sanık …’ı yaklaşık 5-6 aydır tanıdığını, birkaç gün önce marketine gelerek alışveriş yapıp paraya ihtiyacının olduğunu söyleyerek eksi kartından para çekmesini istediğini, kendisinin de öğrenci olması ve zor durumda olduğunu düşünerek post cihazından yaptığı alışveriş ve ekstradan 100,00 TL para çekip kendisine 100,00 TL nakit verdiğini, verdiğini paranın sahte olduğunu bilmediğini, ifade etmişlerdir.
3. T.C. … Bankası Mersin Şubesinin 15.05.2015 tarihli ve 391 numaralı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A437 707 737 ve A437 707 733 çift seri numaralı 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’un ve bilgi sahibi …’in soruşturma aşamasında kollukta beyanlarına başvurulduğu ve bu beyanlarında olaya ilişkin anlatımlarında açıklattırılması gereken bir çelişkinin bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
B. Diğer Yönlerden
1. Taraf beyanları ve … Bankası raporuna göre, sanık …’ın sanık …’tan aldığı ve borcunun bir kısmını ödemek gayesi ile vermiş olduğu ve …’in de bir işyerine vermesi ile sahteliği ortaya çıkan paranın bir adet oluşu ve sanıkların adli sicilinde parada sahtecilik suçundan başka kayıtlarının bulunmaması karşısında, sanıkların paranın sahteliğini bilerek tedavüle koyduklarına dair delil bulunmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, suça konu sahte paranın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Kanun’un 17 ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddeleri uyarınca … Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken müsadere kararı verilmeden T.C. … Bankasına gönderilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede (B) bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/478 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci paragrafında bulunan “…banknotun” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, sahte paraların karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 17 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.