YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9844
KARAR NO : 2023/3861
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gölköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Sanıklar hakkında beraat kararı verilip Gölköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de, atılı suçu işleyen sanıkların tespit edilip haklarında dava açıldığı, eylemlerinin sabit olup cezalandırılmaları gerektiği ve bu suçu işleyen başka bir şüphelinin bulunduğuna dair delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in sahibi olduğu ve sanık …’ın işçi olarak çalıştığı işyerinde kasada toplanan paraların bankaya yatırılması sırasında içerisindeki bir adet 100,00 TL’lik sahte olduğu belirlenen banknotun sahteliğinin sanıklar tarafından bilinip bilinmediğine ilişkindir.
2. a) Sanık …, sahibi olduğu işyerinde toplanan 10 günlük 2.092,00 TL parayı çalışanı …’tan alıp bankaya yatırması için diğer çalışanı Kader’e verdiğini, paranın sahte olduğunu bilmediğini,
b) Sanık …, bahse konu paraların içinden çıkan bir adet sahte banknotun müşteriler tarafından verilmiş olduğunu, ancak kim tarafından ve ne zaman verildiğini bilmediğini, ifade etmişlerdir.
3. T.C. … Bankası Samsun Şubesinin 16.11.2015 tarihli ve R-529 numaralı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A217 303 455 seri numaralı 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, … Bankası raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; adli sicilinde parada sahtecilik suçundan kaydı bulunmayan ve esnaflık yaparak geçimini sağlayan sanık … ve işçisi …’ın, dükkanda toplanan paraların bankaya yatırılmasında para sayma makinesinden geçirilmesi sırasında içerisindeki bir adet 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların paranın sahteliğini bilerek tedavüle koyduklarına dair delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.