YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9846
KARAR NO : 2023/3877
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sahte paraların müsaderesine ve Türkiye Cumhuriyeti … Bankası Mersin Bölge Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın iki gün peş peşe bindiği taksinin şoförüne verdiği 100,00 TL’lik banknotların sahte olduğu iddiasına ilişkindir.
2. Katılan aşamalarda, sanığın 18.07.2015 günü gece saatlerinde kullandığı taksiye bindiğini ve kendisine bir adet 100,00 TL verip kartını da alarak indiğini, ertesi gün saat 14.00 sıralarında telefonundan arayarak tekrar taksisine binip istediği yere kadar götürdükten sonra bir adet 100,00 TL daha verdiğini, dönüşte lokantaya gidip sanıktan aldığı banknotlardan birini verdiğinde paranın sahte olduğunu söylediklerini, diğer 100,00 TL’lik banknotun da sahte olduğunu burada öğrenince polise başvurduğunu ifade etmiştir.
3. Sanık kollukta, bahse konu paraları oğlundan aldığını, kovuşturma aşamasında oğlunun işten ayrılması üzerine kalan alacağını almak üzerine işyerine gittiğinde işyeri sahibinin verdiğini ifade etmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti … Bankası Mersin Şubesinin 20.07.2015 tarihli ve 482 numaralı Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile A450 227 793 ve A548 956 016 seri numaralı iki adet 100,00 TL’lik baknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun aşamalardaki beyanları, … Bankası raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ard arda iki gün bindiği taksinin şoförüne düşük miktardaki taksi ücretlerini ödemek için verdiği sahte 100,00 TL’lik banknotları bu suretle tedavüle koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tekerrür uygulanmasına ilişkin altıncı fıkrasında yer alan “… hapis cezasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.