Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9918 E. 2023/3868 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9918
KARAR NO : 2023/3868
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühürde sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararı ile mühürde sahtecilik suçundan sonuç olarak 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın kamu kurum ve kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak ürettiği iddiasına ilişkindir.
2. İhbar üzerine K. İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret isimli işyerinde Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.08.2014 tarihli kararına istinaden 13.08.2014 tarihli yapılan arama neticesinde düzenlenen tutanak ile …. Noterliğine bağlı noter kaşesi ile işbu defter ( ) çift ( ) tek sayfa olduğu tasdik olunur yazılı bir adet kaşe aslı, …. Noteri … Vekili Katip …’e ait bir adet kaşe aslının ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. Grafoloji ve sahtecilik uzmanınca düzenlenen 30.03.2015 tarihli rapor ile “… BİRİNCİ NOTERLİĞİ” içerikli bir adet kaşe, “…. NOTERİ … VEKİLİ KATİP MELEK ULUKAN PEKER” içerikli bir adet kaşenin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, “işbu defter ( ) için ( ) tek sayfa olduğu tasdik olunur” içerikli bir adet kaşenin dosyada aynı içerikli mukayese kaşe basım izleri mevcut olmaması nedeniyle karşılaştırmalı inceleme yapılabilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
4. a) İşyeri sahibi M.T., bahse konu mühürleri bir çuval içerisinde zaman zaman işyerini emanet ettiği sanık … tarafından bırakıldığını ifade etmiştir.
b) Sanık …, M.T. ile 2010 yılında bir ay süre ile ortak olduğunu, ortaklıktan ayrıldıktan sonra tüm eşyalarını da alarak ayrıldığını, tarafına iftira atıldığını ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE
Suça konu mühürlerin sahteliği ve iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı ile ilgili olarak mühürleri üreten T.C. Başkanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden rapor alınıp sonucuna göre aldatma kabiliyetine haiz olup olmadıkları mahkemece tespit edilip, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan rapor yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.