Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10082 E. 2021/18683 K. 06.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10082
KARAR NO : 2021/18683
KARAR TARİHİ : 06.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve dosya kapsamına göre;sanığın aşamalarda adına Yapı Kredi Bankası’ndan gönderilen banka kartını ve hesabını hiç kullanmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemesi, hesap ekstesinin de sanığın savunmasını doğrular ve destekler mahiyette olması, katılan şirkete yönelik aynı nitelikte …, … ve … isimli şahısların banka hesap bilgileri kullanılarak fiillerin de gerçekleştirilmiş olması, bu kapsamda UYAP’tan yapılan sorgulamada; tanık … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan İstanbul (Anadolu) 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06.12.2011 tarih, 2011/608 Esas, 2011/650 Karar sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma sonucunda verilen beraat kararının Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesi’nin 22.01.2015 tarih, 2014/18558 Esas, 2015/1621 Karar sayılı kararıyla, tanıklar … … ve … … hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/674 Esas, 2009/1354 Karar sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma sonucunda verilen beraat kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 12.10.2015 tarih, 2015/16267 Esas, 2015/17763 Karar sayılı kararıyla eksik araştırma yapıldığı gerekçeleriyle bozulması, suça konu havale tutarından 4990 TL’sinin 19.04.2007’de … Ticaret isimli işyerinde kullanılmasına rağmen … A.Ş’nin 11.03.2016 tarihli yazı cevabında adı geçen işyerinin 2006 kapatıldığına dair yazısı arasında çelişki bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulması bakımından; tanık … hakkında İstanbul (Anadolu) 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, tanıklar … … ve … … hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan sanık sıfatıyla yürütülen kovuşturmaların akıbetleri araştırılarak bu şahıslar hakkındaki hükmün kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyanın aslının ya da onaylı bir örneğinin getirtilerek incelenmesi, TEB A.Ş’ye yazı yazılarak … Ticaret isimli işyerine ait pos cihazı üyelik sözleşmesi ve banka hesap sözleşmelerin getirtilmesi, ilgili ticaret sicil müdürlükleri ve vergi dairesinden işyeri kayıtlarının istenerek şirket yetkilisi ya da yetkililerinin belirlenerek CMK.nın 48. maddesi kapsamında tanık sıfatıyla dinlenerek özellikle sanık ile bağlantısı olup olmadığı, var ise bu havale işlemlerine dair bilgisinin bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı olarak beyanının alınması,sanığın havale tarihi olan 19.04.2007’de kullandığı GSM hattı tespit edilerek havale işlemini gerçekleştiren IP kullanıcısı ile sanık arasında ve sanık ile aynı gün hesaplarına havale işlemi yapılan tanıklar … … ve … arasında bir görüşme ya da bağlantının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla sanığın suç tarihinden 2 ay öncesi ve sonrasını kapsar şekilde arayan – aranan numara – mesaj bilgileri ve sinyal aldığı baz istasyonlarını gösterir iletişim tespit dökümlerinin BTK’dan istenilmesi suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere; katılanın banka hesabına oluşturulan internet bankacılığı yoluyla girip kendisine ait banka hesabına para havale ederek çekmek ve başka hesaba havale yapmaktan ibaret eylemlerin, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde, TCK’nın 244/4 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezası yanında hükmolunan gün adli para cezasının, günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilmesi sırasında dayanak maddesinin sadece TCK.nın 52/2. maddesi olarak belirtilmesi yerine 50/1-a maddesi olarak da gösterilmesi suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.