Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10468 E. 2023/4406 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10468
KARAR NO : 2023/4406
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz istemi alınan bilirkişi raporunda sanıkların suça konu taşınmaza tecavüz ettiklerinin belirlenmesine karşın mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırmayla karar verildiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay … Mevkî, 186 ada 10 no’lu parselin fındık bahçesi olarak sanık … adına, 186 ada, 11 no’lu parselin fındık bahçesi olarak katılan … adına, 186 ada 12 no’lu parselin ise kagir ev ve fındık bahçesi olarak sanık … adına tapuda kayıtlı olduğu, yapılan ölçümlerde 186 ada 10 ve 11 numaralı parseller arasındaki sınırda tel ve kazıklarının söküldüğü yerde olduğu, sökülen tel ve kazıklar ile kadastro sınırının farklı olup, farkın 3.46 m2 olduğu ve 186 ada 11 ve 12 no’lu parseller arasında çakılan tel kazıklar ile kadastro sınırı arasında da fark bulunduğu, bu farkın da bir kısmı 34,22 m2, diğer kısmı 84,09 m2 tecavüzlü olduğunun tespit edildiği sanıkların katılanın 186 ada 12 numaralı parseline tecavüz ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. Soruşturma aşamasında alınan teknik bilirkişi raporunda 186 ada 10 ve 11 numaralı parseller arasındaki sınırda tel ve kazıkların söküldüğü ve kadastro sınırı ile farklı olduğu farkın 3.46 metrekare olduğu 186 ada 11 ne 12 numaralı parseller arasındaki çakılı olan tel kazıklar ile kadastro sınırı arasında fark olduğu farkın 34.22 metrekare ve 84.09 metrekare olduğu bildirilmiştir.
3. Mahkemece keşif yapılmış, alınan teknik bilirkişi raporunda A ile gösterilen 22.81 metrekare, B ile gösterilen 19.90 metrekare, C ile gösterilen 62.48 metrekare ve D ile gösterilen 23.37 metrekarelik tecavüzlü kısımların 186 ada 11 numaralı parsel içinde kaldığı bildirmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … ile katılanın taşınmazları arasında bulunan tel örgünün katılan tarafından çekildiği sanığın çekilen sınıra itiraz etmediği ve uzun yıllardır taşınmazların katılanın belirlediği sınırlarda kullanıldığı, sanık … ile katılana ait taşınmaz arasındaki sınırın uzun yıllardan beri aynı şekilde kulllanıldığı, sınırda çekili tel kazıkları katılanın söktüğü ve sınıra yeniden kazık çaktığı bu kazıklarında söküldüğü, yapılan keşifte taraflara ait taşınmazlar arasında çekili bulunan tel örgünün kısmen … taşınmazına, kısmen katılanın taşınmazına, yoğunlukla da sanığın taşınmazına tecavüzlü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla suç kasıtları bulunmayan sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.