Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1047 E. 2023/2601 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1047
KARAR NO : 2023/2601
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması cezalandırılması talep edilmiştir.
2. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ve eksik araştırmaya ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 05.01.2015 ve 30.09.2015 tarihlerinde, katılan hakkında çalışmış olduğu hastaneye, görevini kötüye kullandığını belirten fakslarla iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 22.12.2014 tarihinde saat 13:37’de ve 05.01.2015 tarihinde saat 19:22’de 0 232 373 0170 numaralı telefondan “Zulunetcafe” anteti ile gönderilen faks içeriklerinde, katılanın, anlaşması olduğu … Eczanesine hasta yönlendirme yaptığı ve bunun karşılığında bu hastaların işlerini kolaylaştırdığı belirtilmiştir.
3. 22.09.2015 tarihinde aynı işyerine ait 0 232 373 0170 numaralı telefondan saat 17:31’de gönderilen faksta ise, “… Onkoloji bölümüne çalışan 2 memur ve 1 şirket elemanı, … Ücret karşılığı hastaları … Eczanesine yönlendirmektediler. … Bu dilekçeyi 4 eczane birleşip yazma kararı aldık. Yeter artık hem bize sahte ilaç verdiğimizi hem de merdiven altı ilaç sattığımız iftirası can sıkıcı. Gerekenin yapılması ricasıyla …” ibareleri yer almaktadır.
4. 22.01.2015 tarihli tutanakta, telefon numaralarının kullanıldığı Zulu İnternet isimli işyerinden, olay tarihine dair kamera kayıtlarının elde edilemediği bildirilmiştir.
5. 07.10.2015 tarihli CD izleme tutanağında, 22.09.2015 tarihinde saat 17:32’de Zulu İnternet isimli işyerine gelip, 17:35’de çıkış yapan kişinin, katılan beyanına göre sanık olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
6. Türk Telekom Anonim Şirketinin 25.03.2015 tarihli yazı cevabında, 0 232 373 0170 numaralı telefon abonesinin … olduğu yazılıdır.
7. Tanık …, faksı çekenin kim olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
8. Tanık …, saat 18:30 dan sonra Büyükşehir Belediyesine faks çekmek isteyen sanıkla birlikte internet kafeye gittiklerini beyan etmiştir.
9. Katılan, hakkında herhangi bir adli ya da idari soruşturma yapılmadığını beyan etmiştir.
10. Sanık savunmasında, … eczanesinde kalfa olarak çalıştığını, kamera kayıtlarında görünen kişinin kendisi olduğunu, belediyeye faks çektiğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olaylar ve olgular bölümünde ayrıntılı açıklanan savunma, sanığın ihbar içeriği ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın şikayetinin, hastane çalışanlarının davranışlarına yönelik olarak 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.