Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1049 E. 2023/2065 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1049
KARAR NO : 2023/2065
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, işlenmediğini bildiği halde katılanlar hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, iftira suçunun sabit olduğuna ve ihbara ilişkin ses kaydının dinlenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılan hakkında her akşam iki-üç defa havaya ateş ettiğini ihbar ederek iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/84 sayılı soruşturması kapsamında, katılan hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan 23.03.2016 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
3. 30.10.2015 tarihli ihbar tutanağında, “… 155 polis imdat ihbar hattını arayan bayanın … sitesi 4274 sokakta … isimli şahsın her akşam iki üç silah patlattığı, kapı numarasını bilmediği futbol sahasının tam karşısındaki ikinci evde oturduğunu belirtmiş …” ibareleri yer almaktadır.
4. İhbar kaydına dair 24.03.2016 tarihli CD çözümü, dosya içeriğine eklenmiştir.
5. 30.10.2015 tarihli tutanakta, belirtilen sokak üzerinde ve civarda herhangi bir silah sesine rastlanmadığı, katılanın ikameti önünde boş kovana rastlanılmadığı, çevreden kişilerle yapılan görüşmede de zaman zaman silah sesi duyulduğu, ancak silah sesinin kaynağının bilinmediği, bölgenin fiziki koşulları gereği vatandaşların yabani hayvanları ürkütmek için silah kullandıkları bildirilmiştir.
6. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve dosya arasına alınan evrak üzerinde incelemede, taraflar arasında daha önceki husumete dair Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/922 Esas sayılı dosyasında, 24.07.2015’te meydana gelen olay sonrasında, sanık …’ın hakaret ve kasten yaralama suçlarından, katılan …’ın kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği ve kararların 04.06.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
7. Sanık savunmasında, iddialarının doğru olduğunu, ihbardan sonra silah seslerinin sona erdiğini, olay günü katılanın evinde arama yapılmadığını, silahını saklamış olabileceğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olaylar ve olgular bölümünde ayrıntılı açıklanan sanık savunması, tutanak içerikleri ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın şikayetinin, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.