YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1064
KARAR NO : 2023/2058
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, işlenmediğini bildiği halde katılanlar hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ve katılanlar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan suç ihbarında bulunulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz isteği, iftira suçunun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılan … hakkında kendisine hakarette bulunduğuna ve katılan … hakkında hakaret ve tehdit ettiğine dair kolluğa müracaat ederek iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/63940 sayılı soruşturması kapsamında, katılan … hakkında hakaret suçundan, katılan … hakkında hakaret ve basit tehdit suçlarından 17.12.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
3. Sanığın 23.11.2015 tarihli müracaatında, olay günü saat 21:30 sıralarında ikametine gittiği sırada baba ve oğul olan katılanların kendisine sinkaflı sözlerle hakaret ettiğini ifade etmiştir.
4. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan katılan …, olay saatlerinde, işyerinde fazla mesaide olduğunu, sanıkla karşılaşmasının mümkün olmadığını beyan etmiş ve çalıştığı işyerine ait kaşe bulunan kişi bazında giriş-çıkış raporu sunduğu görülmüştür. Katılanın sunduğu belge incelendiğinde, katılanın olay günü saat 07:49’da işyerine giriş yaptığı ve 23:16’da işyerinden çıkış yaptığı kayıtlıdır.
5. Katılan …’ın çalıştığı … Makine Limited şirketinin 02.06.2016 tarihli yazı cevabında, parmak izi ile giriş sistemine göre, katılanın olay günü saat 07:53’te işyerine giriş yaptığı ve aynı gün saat 18.11’de işyerinden çıkış yaptığı kayıtlıdır.
6. Sanık savunmasında, iddialarının doğru olduğunu, başka bir dosyada tanıklık yapması nedeniyle katılanlarla arasında husumet olduğunu, katılan …’ın sunduğu belgenin internet ortamında düzenlenebileceğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olaylar ve olgular bölümünde ayrıntılı açıklanan sanık savunması, … Makine Limited şirketinden gelen yazı cevabı ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın şikayetinin, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.