Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10812 E. 2023/3534 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10812
KARAR NO : 2023/3534
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz, tehdit ve hakaret suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cezanın ertelenmesine, alenen hakaret

suçundan 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olup sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna katılanın kendisine kırıcı sözler söylediği için aralarında tartışma çıktığına yeri satın aldığına sorun kalmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Orhangazi ilçesi … köyünde bulunan 1450 numaralı taşınmazıyla 1449 numaralı taşınmaz arasında bulunan iki metrelik boşluğa sanığın duvar yaptığı, yapılan duvarın katılanın arazisine tecavüz ettiği, bu sebeple taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın katılana “yerinin ölçtür bunak mısın, seni döverim, geçmişini siktiğim …” demek suretiyle tehdit ve hakaret ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.04.2015 tarihli ilk savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2. Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Taraflara uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihte sanığın üzerine atılı tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı, sanığın şikayetçiye karşı suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan hakaret suçunu uzlaşma kapsamına girmeyen suçla birlikte işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 253/3. maddesinde “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” hükmü uyarınca, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu, birlikte işlenen tehdit suçunun hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınması ve bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan engelin ortadan kaldırıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) bendi , 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü maddeleri kapsamındaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule ve uygulamaya göre de,
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, aynı yasanın 53 üncü maddesinde belirtili hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.