Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10865 E. 2023/2310 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10865
KARAR NO : 2023/2310
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.03.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 13.03.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2017 tarihli ve 2016/501 Esas, 2017/38 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan, 30.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu kabul edilerek 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın, katılan hakkında kendisini takip ettiği ve arabasında yasak nitelikte silah bulundurduğundan bahisle, katılan hakkında işlemediğini bilmesine rağmen ihbarda bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanığın eyleminin iftira suçunu oluşturduğu belirlenerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın, katılanlar hakkındaki şikayet dilekçesinin içeriğine, aşamalardaki savunmalarına, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık tarafından yapılan ihbarın tanık O.B.’nin beyanı ile doğrulandığı, katılanın aracında arama yapıldığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, bu sebeple sanığın eyleminin suç oluşturmadığı değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz nedeninin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/1621 Esas, 2017/1843 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.