Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/11031 E. 2023/3800 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11031
KARAR NO : 2023/3800
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dilencilik
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında beden bakamından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 80. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; tutanakla ilgili eksik araştırma yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, öz oğlu olup, anne-baba isimleri nüfusa farklı kaydettirilen 27.11.2012 doğumlu katılan mağduru araç olarak kullanarak, yoldan geçen araçlardan para istemek suretiyle dilencilik ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 27.10.2015 tarihli tutanakta, ” … sokakta çalışan, çalıştırılan, dilenen ve dilendirilen çocuklara yönelik çalışmalarda, … Harp Akademileri önünde, 2012 doğumlu … ile araçlardan para isteyerek dilenen … ve kaynı …’ın oğlu 4 yaşlarında … ile yine aynı yerde araçlardan para istemek suretiyle dilenen … isimli şahıslar tarafımızca muhafaza altına alınmış …” şeklinde ibareler yer almaktadır.
3. Sanık hakkında dilencilik yapmaktan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 33 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verildiğine dair idari yaptırım karar tutanağı dosyada mevcuttur.
4. Sanık hakkında soy bağını değiştirme suçundan yürütülen soruşturmanın tefrik edilerek, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verilmek üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2098 sayısına kaydedildiği görülmüştür.
5. Sanık kollukta, oğlu olduğunu söylediği, kovuşturmada yeğeni olduğunu söylediği katılan mağdur yanında iken gül ve su satarken, mağdur çocuğun annesinin yiyecek birşeyler almak için gittiği sırada emniyet ekiplerince dilencilik yaptığı kanısıyla işlem yapıldığını beyan etmiştir.
6. Katılan çocuğun anne ve babası olan şikayetçiler de, sanık savunmasını doğrular şekilde benzer beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 229 uncu maddesinde düzenlenen suçun hareket unsuru “çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma” olarak belirlenmiştir. Failin, çocuğu veya bedenen ya da ruhen kendisini savunamayan bir kişiyi, araç olarak kullanıp kullanmadığı hususu, dilenme anında dilenen kişinin ve dilencilikte araç olarak kullanılan kişilerin konumları, birbirlerine yakınlıkları, dilenen kişi ile dilencilikte araç olarak kullanılan kişinin hangi konumda bulunduğu ve sair hususlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Araç olarak kullanma deyiminden, suçun konusunu oluşturan kimselerin, muhatabın (menfaat talep eden kişi) algılayabileceği bir şekilde beraberinde (yanında, elinden tutarak veya sırtında v.s.) ya da muhatabın görebileceği bir yerde bulundurmak anlaşılmalıdır. Yukarıda yazılı bilgiler ışığında, dava konusu olayda, olaylar ve olgular bölümündeki kolluk tutanağı ile tün dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, dilenme sırasında mağduru yanında bulunduğunun anlaşılması karşısında, atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 80. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.