Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1108 E. 2022/19857 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1108
KARAR NO : 2022/19857
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince yargılanmanın yenilenmesinin kabulü üzerine ilk hükümdeki TCK 58. maddesi gereğince ikinci mükerrir sayılmasına ilişkin bölümün iptaline ve sanığın TCK 58. maddesi gereğince mükerrir sayılmasına dair karar

Gereği görüşülüp düşünüldü:
…. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2013 tarih, 2013/43 Esas, 2013/152 Karar sayılı hükmü daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek onanması nedeni ile mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükmün de temyiz incelemesine tabi olacağı belirlenmekle, Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Mahkemece 27.11.2013 tarih, tarihli karar ile sanığın sabıka kaydındaki Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.01.2009 tarih 2007/107 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası mahkumiyet kararının 09.10.2012 tarihinde kesinleştikten sonra yasal süresi içerisinde atılı bu suç işlendiğinden TCK.nın 58. maddesi uyarınca sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına, TCK.nın 58/6-7 maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, cezasının infazından sonra sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,bu kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği, sanık tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ve 06.09.2016 tarihli ek karar ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verildiği, mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olan ….(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/32 Esas, 2007/148 Karar sayılı dosyasında 1. tekerrür hükmünün kaldırılmasına ilişkin 01.09.2016 tarihli ek kararının sunulması üzerine
sanığın sabıka kaydındaki tekerrüre ilişkin kısım çıkartılarak yerine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.01.2009 tarih 2007/107 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası mahkumiyet kararının 09.10.2012 tarihinde kesinleştikten sonra yasal süresi içerisinde atılı bu suç işlendiğinden TCK.nın 58. maddesi uyarınca sanığın mükerrir sayılmasına, TCK.nın 58/6-7 maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, cezasının infazından sonra sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına” şeklindeki ifadenin hüküm fıkrasına eklenilmesine, suretiyle hükmün kalan kısmının aynen infazına karar verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.01.2020 tarih 2017/5-38 Esas, 2020/9 Karar no.lu kararında da belirtildiği üzere, olağanüstü kanun yollarından biri olan yargılamanın yenilenmesi 5271 sayılı CMK’nın 311. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Kanunun 311. maddesinde hükümlü lehine; 314. maddesinde ise sanık veya hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine, 318. ve sonraki maddelerinde yenileme istemi üzerine izlenecek usul hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama” başlıklı 98/1. maddesinde, “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.” hükmüne yer verilip aynı Kanunun 101. maddesinde ise cezanın infazı sırasında, 98 ile 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararların duruşma yapılmaksızın verileceği ve bu kararların itiraza tabi olacağı belirtilmiştir. 5275 sayılı Kanunun 98/1. maddesinin uygulanma koşulları ise madde gerekçesinde; “Madde ile infazı söz konusu olabilen yani kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yorumunda, içeriğinin belirlenmesinde veya çektirilecek cezanın hesabında tereddüt edilirse yahut hükümlünün adının yanlış yazılması gibi bir nedenle cezanın infaz olunmayacağı ileri sürülürse veya sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise yerine getirilecek cezanın belirlenmesi veya tereddütün giderilmesi için, bir karar alınmak üzere yargılama makamına başvurulması hususları düzenlenmiştir.” şeklinde açıklanmıştır.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak yargılamanın yenilenmesi için kanunda sayılan nedenlerden birisinin gerçekleşmesinin ve hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol olmamasının gerektiği, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebileceği 5271 sayılı CMK’nın 311. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup, somut olayda bu hallerin bulunmadığı, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, tekerrüre ilişkin hususun infaz aşamasında ortaya çıkan ve dosya kapsamı itibarıyla yalnızca
çektirilecek cezanın hesabında tereddüte neden olabilecek bir sorun olması karşısında; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. maddesi uyarınca her zaman mahkemesince bu hususta karar verilmesinin mümkün olduğu, bu soruna karşı yargılamanın yenilenmesi şartlarının gerçekleşmediği, bu hali ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.