YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11462
KARAR NO : 2023/5150
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 E., 2016/87 K.
SUÇLAR : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Kargı Mal Müdürlüğünün davaya katılma hakkı bulunmadığı, bu nedenle hükmü temyiz hakkı da olmadığı yapılan ön inceleme sonucu tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kargı Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan dava açılmıştır.
2. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat, sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar …, …, …, …, …, … vekili, suç kastı olmadığı, suçun unsurunun oluşmadığı ve benzerine ilişkindir.
2.Suçtan zarar gören … vekili, tüm sanıkların atılı suçları işledikleri, en üst sınırdan ceza tayini gerektiği, lehe vekalet ücretine hükmedilmediği ve benzerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıklar …, …, …, …, …, … isimli şahısların … Köyü … mevkiinde ruhsatsız ev yaptıkları ve muhtar olan sanıklar …, … ve …’in bu kişilere göz yumduğu iddiası iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümler yönünden
Görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen …’nün katılma hakkı bulunmadığı ve mahkemece katılma kararı verilmiş olması da temyiz hakkı vermeyeceğinden; bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan kurulan hükümler yönünden
1.Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
2. Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci
maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümler yönünden
Görevi kötüye kullanma suçundan açılan davada, suçtan zarar görmeyen davaya katılma hakkı bulunmadığı bu itibarla şikayetçi İshak Dede Bilgen’in temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle sayılı Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekilinin ve sanıklar müdafin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.