Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/11650 E. 2023/5467 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11650
KARAR NO : 2023/5467
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/100 E., 2016/469 K.
SUÇLAR : Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında basit yaralama suçundan neticeten hükmolunan 1.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktar itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasa’ya Muhalefet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan … ‘e karşı basit yaralama suçundan, ruhsatsız silah nedeniyle 6136 sayılı Yasa’ya Muhalefet suçundan dava açılmıştır.

2. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2016 tarihli Kararı ile Sanık hakkında basit yaralama suçundan 1.500,00 TL adli para cezası, 6136 sayılı Yasa’ya Muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç kastı bulunmadığına, lehe hükümler uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; 10.12.2015 tarihinde saat:12:50 sıralarında sanık ile müştekinin tartıştıkları, birbirine elleri ile vurdukları, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, birlikte yere düştükleri sırada sanığın belinde bulunan ruhsatsız silahın yere düştüğü, kriminal rapora göre silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında olduğu iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında basit yaralama suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, sanığın basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden,
Suç tarihinin, 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında, 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklik öncesine ait olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… Seri muhakeme usulü.” yönünden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Basit Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar

tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.6136 sayılı Yasa’ya Muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükmüne yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.