Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1198 E. 2023/1964 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1198
KARAR NO : 2023/1964
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, Alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2016/1937 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli, 2016/296 E, 2016/650 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezasının 3000 TL adli para cezasına çevrilmesine, alkol etkisi altında araç kullanma suçundan, 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezasının 6000 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, alkollü bir şekilde araç kullanması nedeni ile kaza yapan sanığın trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu ve aracı yanında bulunan katılanın kullandığını söyleyerek iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın 208, katılanın ise 73 promil alkollü olduğu doktor raporları ile tespit edilmiştir.
3. Kaza sonrası kolluk kuvvetleri tarafından yapılan araştırmada olay yerini gösterir herhangi bir kamera bulunmadığı tespit edilmiştir.
4. Sanığın kaza sonrası aracı arkadaşı olan katılanın kullandığını beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/5055 soruşturma sayılı karar ile katılan hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, şüphelinin atılı suçu işlemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
5. Soruşturma aşamasında savcılıkta tanık olarak ifadesi alınan polis memurları M.K ve S.B “Kazaya karışan aracı bulduklarında şahıslardan birinin aşırı alkollü olduğunu ve arkadaşına aracı kendisinin kullandığını söylemesini istediğini” beyan etmişlerdir
6. Katılan beyanında “Sanığın, alkollü şekilde araç kullanan kişi olarak kendisinin adını vermesinden dolayı soruşturma geçirdiğini” belirtmiştir
7. Sanık savunmasında”Suç tarihinde alkollü olarak araç kullanırken kaza yaptığını, sonra ifadesi alınınca aracı arkadaşının kullandığını söylediğini, kaza anında aracı kimin sürdüğünü hatırlamadığını, suç kastının olmadığını” beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
A. İftira Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanığın Sübuta İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Olay tarihinde 208 promil alkollü olduğu halde araç kullanarak, bisikletli olan şahsa çarpmak suretiyle kaza yapan sanığın, kaza sonrasında aracı yanında bulunan arkadaşının kullandığını iddia etmesi üzerine katılan hakkında soruşturma başlatıldığı olayda,
Sanığın iddiaları, 5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalmadığı gibi, kendisini suçtan kurtarmak amacıyla arkadaşına suç isnadı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanığın Hakkında Erteleme Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması nedeni ile yasal şartları oluşmadığından yeniden aynı kurumdan yararlandırılmaksızın, hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının takdiren 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine yönelen mahkemenin takdirinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir
3. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir
B. Sanık Hakkında Alkol Etkisi Altında Araç Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihi, 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli, 2016/296 E. 2016/650 Karar sayılı sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Alkol Etkisi Altında Araç Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli, 2016/296 E. 2016/650 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.