Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1207 E. 2023/406 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1207
KARAR NO : 2023/406
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tefenni Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2016 tarihli ve 2016/109 Soruşturma, 2016/195 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
Sanığın boşanma davasında katılan aleyhine yalan tanıklık yaptığına, beyanının duruşma zaptına yanlış geçmesinin mümkün olmadığına, duruşma zaptının duruşmayı yöneten hakim tarafından da imzalı şekilde tutanak altına alındığına, bu tutanağın aksini ispatın mümkün olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, oğlu olan … … ile gelini olan katılan … arasında Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen boşanma davasında ortak ikamette bulunan ev eşyalarının katılan tarafından götürüldüğüne dair beyanda bulunmasına ilişkindir.
2. Sanığın, katılan ile oğlu … … arasındaki Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/100 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasının 17.11.2015 tarihli celsesinde katılan hakkında “13 Nisan’da da annesi babası gelerek bütün ev eşyalarını toplayarak evden ayrıldı” şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Katılan vekili, katılanın evden ayrılırken kendi kıyafeti ve çocuğunun oyuncakları dışında evden başka bir eşya almadığını, sanığın bu hususa dair yalan beyanda bulunduğuna dair şikayeti üzerine sanık hakkında yalan tanıklık suçundan soruşturma başlatılmıştır.
4. Sanığın aşamalarda, “ev eşyaları” kelimesinden kastının katılanın kendisine ve çocuğa ait eşyalar olduğunu, mobilya ve beyaz eşyaların katılan ve oğlunun ortak ikametlerinde durduğunu, katılan tarafından alınmadığını, ifadelerinin yanlış anlaşıldığını, duruşma zaptına bu hususun yanlış geçtiğine dair beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
5. Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesinin, 05/04/2016 tarihli ve 2015/100 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile katılanın … … ile boşanmalarına ve katılanın ortak konutta bulunan eşyaların iadesi talebinin ise kanıtlamadığından reddine karar verilmiş, ayrıca kararın gerekçesinde sanığın beyanının yakın akrabalık ilişkisi olduğundan objektiflikten uzak ve yanlı olabileceği dikkate alınarak vicdanen ve takdiren Mahkemenin kararında etkili olmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için “mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması” gerekmektedir. Somut olayda, boşanma talebine ilişkin görülen davada katılanın kayınpederi olan sanığın tanık olarak alınan beyanında geçen “13 Nisan’da da annesi babası gelerek bütün ev eşyalarını toplayarak evden ayrıldı” şeklindeki ifadenin içeriği Mahkemece açıklattırılmamış ve sanığın beyanı bu şekliyle muğlak kalmıştır. Sanık, hakkında yalan tanıklık suçundan soruşturma başlatıldıktan sonra tüm aşamalarda kastının mobilya ve beyaz eşyalar olmadığını, eşyaların evde durduğunu ifade etmiştir. Belirtilen bu nedenlerle, sanığın aşamalardaki savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/214 Esas, 2016/280 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.