YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12242
KARAR NO : 2023/4837
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/1 E., 2016/302 K.
SUÇ : İftira,hakaret
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira ve hakaret suçlarından dava açılmıştır.
2. Küçükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira ve hakaret suçlarından ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığına, atılı suçların unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, … Gazetesi yazı işleri müdürü olan sanığın, gazetenin 06.10.2015 tarihli baskısında, ”… Çık Ortaya ve …’yi Yalanla” başlığı altında haber yaparak katılana iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir olgu veya fiil isnat edilmesi veya sövme niteliğinde harekette bulunulması gerekir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için ise yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Ceza Genel Kurulu’nun 2016/64 Esas 2018/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan, diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. Bu kapsamda, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleştiri hakkı üzerinde de durulmasında yarar bulunmaktadır. Temelini Anayasa’nın 28 ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisinin ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Somut olayda,kullanılan sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Yine katılan hakkında yayınlanan haber içeriklerine göre iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği anlaşıldığından güncel bir olayla ilgili atılan tweet üzerine kamuoyundaki tartışmaları aktarmaktan ibaret eylemin toplumun haber alma hakkı kapsamında bulunması sebebiyle mahkeme kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.