Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12286 E. 2023/174 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12286
KARAR NO : 2023/174
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarih ve 2009/462 Esas, 2011/279 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Yasanın 52 nci maddesi; 53 üncü maddesi, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve suç eşyalarının müsaderesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 06.09.2012 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.03.2021 tarihli ve 2020/13734 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2021 tarih ve KYB-2021/42937 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2021 tarihli ve KYB-2021/42937 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığa atılı suçun 25/05/2008 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2008 tarihli ve 2007/54 esas, 2008/97 sayılı kararının ise suç tarihinden sonra 27/06/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hükümlünün eylemine uyan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı yasanın 52 nci maddesinin ikinci fıkrası; 53 üncü maddesi, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve suç eşyalarının müsaderesine karar verilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un, “Suçta tekerrür ve … tehlikeli suçlular” başlıklı 58 … maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası;
“… (2)Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
            a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
            b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
            Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün mahkûmiyet kararına konu suç tarihinin 25.05.2008 olduğu anlaşıldığından, tekerrüre esas alınan Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarih ve 2007/54 esas, 2008/97 karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, incelemeye konu suçun işlendiği 25.05.2008 tarihinden sonra 27.06.2008

tarihinde kesinleştiği ve 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına esas olamayacağı başkaca da tekerrüre esas sabıka kaydı bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlünün cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarihli ve 2009/462 Esas, 2011/279 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükümden 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına dair olan altıncı fıkrasının çıkarılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.