Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1233 E. 2023/1957 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1233
KARAR NO : 2023/1957
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şebinkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2014/151 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli, 2014/73 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişilik özellikleri

itibari ile tekrar suç işlemekten çekinecekleri yönünde kanaat oluşmadığından haklarında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz sebepleri;
Sanık 14.06.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesinde temyiz sebebi bildirmemiştir.
2. Sanık …’in temyiz sebepleri;
Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, ceza evinde hükümlü olan sanıkların, koğuşta yapılan aramada bulunan cep telefonunu o tarihte er olarak görev yapan müşteki vasıtası ile edindikleri yönünde ifade vererek, müştek, hakkında dava açılmasına sebebiyet verdikleri iddiasına ilişkindir.
2. 24.09.2010 tarihinde Şebinkarahisar K-2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılan aramada ele geçen ve ceza evinde bulundurulması yasak olan 1 adet Motorola Cep Telefonu ile ilgili olarak belge ve tutanaklar dosyada mevcuttur.
3. Telefonun ele geçirilmesi nedeni ile şüpheli sıfatı ile dinlenen sanıklar savcılık ifadelerinde “Telefonun temyiz dışı sanık …’ye ait olduğunu, boncuk işi ile uğraşan Hanifi’ye asker kişi müştekinin borcu olduğu içi telefon getirdiğini Hanifi’nin kendisine söylediklerini” belirtmişlerdir.
4. Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/90 Esas – 2012/38 Karar sayılı kararı ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, müşteki hakkında suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraat, sanıklar hakkında ise mahkmumiyet kararı verilmiştir.
5. Sanıklar savunmalarında “Kimseye iftira atmadıklarını, telefonu müştekiden aldığını Hanifi’nin kendilerine söylediğini” beyan ederek suçlamayı kabul etmemişlerdir.
6. Temyiz dışı sanık … savunmasında “Ceza evinde bulunan telefonu müştekiden aldığına dair dilekçe yazması için sanıklar Sami ve Turgay’ın kendisini zorladığını, başka ceza evine geçince de gerçekleri anlattığını” belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıkların temyiz talepleri yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Ceza evinde hükümlü olan sanıkların, koğuşta yapılan arama sonucunda bulunan telefon nedeni ile ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan dolayı şüpheli sıfatı ile verdikleri ifadelerinde ” Telefonun, temyiz dışı sanık …’ye ait olduğunu, Hanifi’ye bunu asker olan müştekinin getirdiğini Hanifi’den duyduklarını” söyleyerek ifade verdikleri, Hanifi’nin ilk ifadesinin de bu yönde olduğu ancak daha sonra başka ceza evine nakledilen Hanifi’nin yazdığı dilekçe ile “Sanıkların kendisini tehdit etmesi nedeni ile müştekinin adını verdiğini, aslında telefonun sanık …’a ait olduğunu” belirttiği, müşteki hakkında ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda ise, asker olup nizamiyede görevli olan ve talimat olmadığı sürece ceza evi binasına girmeyen müştekinin atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verildiği olayda;
Somut olayın oluş şekli, sanıkların ifadelerinde olayla ilgili bilgilerini duyuma dayalı olarak aktarmaları yine ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan kendileri de sanık olan sanıkların birbirlerini suçlar şekilde ifade vermiş olmaları ihtimali gözetildiğinde, eylemlerinin, suç işlemediğini bildiği kimseye suç isnadı biçiminde olmayıp, iddia, savunma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden yüklenen suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli, 2014/73 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.