Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12515 E. 2023/5780 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12515
KARAR NO : 2023/5780
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/67 E., 2016/336 K.
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, Mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanığın yokluğunda verilip 07.10.2016 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.03.2018 tarihinde eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.04.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve mala zarar verme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 09.07.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezasının, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hükmolunan 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasının, mala zarar verme suçundan hükmolunan 3 ay 10 … hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 17.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanık hakkında denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hükümler açıklanarak, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5 ay hapis cezası, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası, mala zarar verme suçundan 3 ay 10 … hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın eski hale getirme talebiyle birlikte, temyiz isteği; kararın kendisine tebliğ edilmemesinden dolayı bu nedenle temyiz hakkını kullanamadığına, eski hale getirilmesi ve temyiz hakkının verilmesi, talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarih 2019/2 Esas ve 2020/3 Karar sayılı kararı nazara alındığında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre tebligat; öncelikle tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde aynı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılır, muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adresten farklı olması halinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine MERNİS adresi şerhi verilerek 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olduğu; incelemeye konu olayda, sanığın bilinen son adresine yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine, MERNİS adresi şerhi olmayan farklı bir adresine 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığın eski hale getirme talebinin yerinde ve öğrenme üzerine yaptığı 22.03.2018 tarihli temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasının kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden
Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun

seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulü’nün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün A bendinde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye bozma gerekçesi yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye bozma gerekçesi yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.