Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12604 E. 2023/2219 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12604
KARAR NO : 2023/2219
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.03.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Edirne 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli kararı sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; yokluğunda karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, suç kastının bulunmadığına ,eksik inceleme ile karar verildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın borcuna karşılık verdiği telefonun çalındığı iddiasıyla şikayetçi olmasına ilişkindir.
2. Yapılan araştırma sonucunda, sanığın mağdur …’in amcasına borçlu olduğu, nakit parası olmadığı için kredi kartı ile bir cep telefonu satın alarak borcuna karşılık mağdur …’e verdiği belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın telefonunu borcuna karşılık verdiği halde çalınmış gibi ihbarda bulunmak suretiyle suç uydurma suçunu işlediği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede sanığın eyleminin suç uydurma suçu kapsamında değil, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında “iftira” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; ancak ilk dereceli yargılama neticesinde verilen 4 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hakka konu teşkil etmesi gözetilerek infazın 4 ay hapis cezası üzerinden yerine getirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun atıldığı kişilerin belirlenebilir olması halinde ise, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşur. Somut olayda sanığın çalındığını iddia ettiği telefonun İMEİ numarasını da bildirmek suretiyle kullanıcısının kolayca tespit edileceğini bilerek suç isnadında bulunduğundan eylemin iftira suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, kararda suçun sübutu ve niteliğinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada yakalama emri üzerine ifadesinin alınarak ek savunma hakkının verildiği, tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının bulunması ve mahkemece olumsuz kişilik yapısına sahip olduğu hususları dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ve lehe hükümlerin uygulanmamış olmasına yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/2274 Esas, 2018/753 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.