Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12673 E. 2023/320 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12673
KARAR NO : 2023/320
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hükümlü …’in, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 … maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezanın ertelenmesine ve hükümlü hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair 31.07.2009 tarihli kararın 10.09.2009 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde 29.11.2009 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, dosyanın … bir esasa kaydedilip 06.10.2015 tarihinde mahkemesince kamu malına zarar verme suçundan hükümlünün 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, 12.10.2015 tarihli aynı mahkemenin ek kararı ile sehven başka kısa kararın yazıldığı gerekçe gösterilip hükümlünün genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair karara yapılan itirazın İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2015 tarihli kararı ile itiraza tabi olmadığı gerekçe gösterilip, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, mahkemece yeniden karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.03.2020 tarih, 2019/23360 Esas, 2020/10801 Karar sayılı kararı ile kararın itiraza tabi olduğu gerekçesiyle iadesine karar verildiği, bozma ilamı sonrasında İstanbul 19.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarih ve 2020/571 değişik iş sayılı kararı ile dosyanın İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararın temyiz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği ve kanun yararına bozma incelemesine konu edildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.03.2021 tarih ve 2020/17202 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2021 tarih ve KYB-2021/47471 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2021 tarih ve KYB-2021/47471 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/7. maddesinde yer …, ”Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Sarıyer 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.07.2019 tarihli ve 2008/847 Esas, 2009/455 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında tayin olunan 5 ay hapis cezasının ertelendiği, verilmiş olan kararın 10.09.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 29.11.2009 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olduğunun ihbar edilmesini müteakip, sanık hakkında erteli cezanın aynen infazına karar verilmesi gerekirken, yeniden duruşma açılarak sanık aleyhine hüküm kurulduğu cihetle, anılan kararın 5275 sayılı Kanun’un 98. ve 101. maddeleri uyarınca itiraz tabi olduğu anlaşılmakla, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilerek İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2015 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve dosya üzerinden erteli cezanın kısmen veya tamamen infaz edilmesi hususunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin üçüncü fıkrası “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.”; aynı maddenin yedinci fıkrası ise “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir. ” şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 98 … maddesinin b bendi “Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.” şeklinde; aynı Yasa’nın 101 … maddesinin üçüncü fıkrası ise “Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Dairemizin 03.03.2020 tarih, 2019/23360 Esas, 2020/10801 Karar sayılı kararında denetim süresi içerisinde suç işleyen hükümlü hakkında duruşma açılarak aleyhine kurulan hükmün itiraza tabi olduğu belirtilmiştir.

4. 06.10.2015 tarihli karar ile dosyadan el çekildiği halde yeniden kurulan 12.10.2015 tarihli ek karar hukuki değerden yoksundur.
5. Denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkum olan hükümlü hakkında erteli cezanın aynen veya kısmen infazına karar verilmesi gerekirken, yeniden duruşma açılarak 06.10.2015 tarihinde hükümlü aleyhine hüküm kurulduğu ve anılan kararın dairemiz ilamında da belirtildiği üzere 5275 sayılı Kanun’un 98. ve 101. maddeleri uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilerek, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli kararının kaldırılmasına ve dosya üzerinden erteli cezanın kısmen veya tamamen infaz edilmesi hususunda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Açıklanan gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarih ve 2020/571 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.