Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12678 E. 2023/94 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12678
KARAR NO : 2023/94
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret, suç uydurma ve iftira suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığın’nın 29.06.2020 tarihli ve 2020/95409 soruşturma, 2020/47669 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yönelik şikayetçi vekilinin itirazı üzerine İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/4381 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.03.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2021 tarihli ve KYB-2021/47499 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2021 tarihli ve KYB-2021/47499 sayılı kanun yararına bozma isteminin;” @…isimli twitter kullanıcısı tarafından ”kızın var mı bilmiyorum ancak empati yapabilirsin kızını 13-17 yaşlarında evlendirir misin? Istismari katmıyorum bile.. çok çirkinsiniz, insanları evlenmeye mecbur bırakan istismarı meşrulaştırıyorsunuz.” şeklinde sözlerle müştekiye hakaret ettiği yönündeki şikâyet üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca facebook, hotmail, ınstagram isimli sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak yapılan istinabe taleplerini ABD adIî makamlarının genellikle olumlu cevaplamadığı bu nedenle şüpheliye ulaşılamadığı gerekçesiyle iddiaların soyut nitelikte kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, söz konusu sosyal medya hesabı ile ilgili açık … araştırması yaptırılması, şüphelinin kimlik bilgilerinin tespiti durumunda savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını … Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 172 nci maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 173 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder.
2. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
a. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hiç bir soruşturma işlemi yapılmadan meçhul şüpheliye ait sosyal medya hesabına erişim sağlayan kullanıcıların IP numaralarının tespiti için Amerika Birleşik Devletleri adli makamlarından yardım talebinde bulunulması gerektiği ve anılan makamın atılı suçlara ilişkin istinabe taleplerine yanıt vermediğinden IP adresinin ve şüphelinin tespit edilemediği, atılı suçların işlendiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine İstanbul Anadolu 7.Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
b. Soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca öncelikle hakaret suçu yönünden suç tarihinin kesin olarak tespit edilerek şikayetin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73. maddesinde öngörülen 6 aylık süre içerisinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, kovuşturma olanağının bulunması halinde, şüphelinin tespitine yönelik gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, tespiti halinde iddianame düzenlenmesi, tespit edilemediği takdirde ise daimi arama kararı alınarak dava zamanaşımı süresince soruşturmaya devam edilmesi gerektiği gözetilmemiştir.
c. Cumhuriyet savcısının, 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği ve ortada kanuna uygun bir soruşturma bulunmaması nedeniyle itirazı inceleyen merciin,

Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Açıklanan nedenlerle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin 27.11.2020 tarihli ve 2020/4381 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.