Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12681 E. 2023/13 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12681
KARAR NO : 2023/13
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 271 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 271 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 04.06.2019 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2021 tarihli ve KYB-2021/48206 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarihli ve KYB-2021/48206 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kayden 27.09.1999 doğumlu olup suç tarihi olan 07.04.2017 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 Kanun’un 31 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayinine neden olacak şekilde hüküm kurulması” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 … maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 … maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edilen sanığın yüzüne karşı verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263 ncü maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi ayrıca sanığa SEGBİS vasıtasıyla hükmün açıklandığı celsedeki tutanağın ve kısa kararın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla bir örneğinin gönderildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmaması karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında sanıkta yanılgı oluşturulduğundan, inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.