Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12692 E. 2022/17671 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12692
KARAR NO : 2022/17671
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm, temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanıklar …, … ve … hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve el değiştirme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK.nın 286/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerin temyiz edilebileceği, hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, temyiz başvurusunun bu gerekçe ile reddine dair CMK’nın 296. maddesine göre verilen ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğu, ayrıca 286/2-b maddesi uyarınca 7188 sayılı Yasa ile değişik CMK’nın 286/3. maddesi kapsamında bulunmadığından sanık … müdafinin, sanık … müdafinin ve sanık … müdafinin temyiz istemleriinin 5271 sayılı CMK.nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2- Sanıklar …, … ve … ile sanıklar …, … ve … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık … müdafinin, sanığın silah ticareti yaptığına ilişkin delil bulunmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve delillerin yeterince tartışılıp değerlendirilmediğine, sanık … müdafinin cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırmaya ve delillerin yeterince tartışılıp değerlendirilmediğine, sanık … müdafinin cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ve delillerin yeterince tartışılıp değerlendirilmediğine, … müdafinin sanık …’in çelişkili ifadeleri ile hüküm kurulduğuna ve gerekçenin açıklayıcı olmadığına, sanık … müdafinin lehe hükümler ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık … müdafinin cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, maddi delillerle ispatlanmaksızın sanık …’in çelişkili ifadeleri ile müvekkilinin suça konu eylemle ilişkilendirildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2022 gününde sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden oyçokluğuyla, sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Yargılamaya konu ilk olayda, ihbar üzerine sanık …’ün evinde usulüne uygun olarak yapılan aramada vahim niteliği haiz dokuz (9) adet tabanca ve silah ile muhtelif tip ve çaplarda yasak nitelikte mermiler ile muhtelif eşyalar ele geçirilmiş, sanık …’ün kullandığı telefon numarasına ilişkin hts kayıtları araştırıldığında sanıklardan … ile on dört (14) kez, … ile on beş (15) kez irtibat
kurulduğu, yine sanık …’ın, sanık …’ün evinin yakınında üç (3) kez, sanık …’in bir (1) kez baz bilgisi verdiği tespit edilmiştir. Sanıklar … ve …’in sanık …’le tespit edilen hts kayıtlarından başka iletişimin tespitine ilişkin bir kayıt dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Sanıklar … ve …, sanık … ile telefon üzerinden olan irtibatlarını aşamalardaki savunmalarında kabul etmemişlerdir. Bu irtibatların yanlarında çalışan, sanık …’ün kardeşi … tarafından yapılmış olabileceğini belirtmişlerdir. Sanıklar … ve …’in sanık … ile telefon görüşmelerinin bizzat kendileri tarafından yapıldığı düşünülse dahi bu görüşmelerin içerik bilgileri olmadığından görüşmelerin sanık …’un evinde bulunan silahlara ilişkin olduğuna dair dosya kapsamına göre bir delil bulunmamaktadır. Sanık … de müdafisi huzurunda soruşturma aşamasında 15.11.2015 tarihinde alınan savunmasında ele geçirilen silahların kişisel gereksinimi nedeniyle satışını yapmak üzere açık kimlik bilgilerini bilmediği kişilerden temin ettiğini savunmuştur. Bunların yanında sanıklar …, … ve …’in iddianamede ileri sürüldüğü şekilde … olarak bilinen grup adına hareket ettiğine dair de dosya kapsamında yeterli delil bulunmamaktadır. Ayrıca, 10.05.2016 tarihli iddianamenin başlangıç kısmında da belirtildiği üzere soruşturmanın ilk olarak … olarak bilinen suç Örgütünün Sarallar olarak bilinen suç örgütüne yönelik karşı eylem planı içerisinde olduğu, bu nedenle örgüt üyelerinin yoğun bir şekilde silahlandırıldıkları yönünde ihbarlar ve istihbari bilgiler edinilmesi üzerine başlatılmış ancak savcılıkça iletişimin dinlenmesine yönelik taleplerin mahkemelerce reddedilmesi üzerine aralarında sanıklar …, … ve …’in de bulunduğu kişilerin silahlı suç örgütü ve bu örgüt yönetici ve üyelerinin irtibatını, iştirakini ortaya koyan deliller elde edilememiş ve bu sebeple suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Diğer bir deyişle sanıklar arasında örgüt bakımından bir irtibat olduğu tespiti de elde edilememiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanıklar … ile …’ın, sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suça konu silahları sattıkları ve satmak amaçlı bulundurdukları, yayma ve tehlikeyi genişleterek çoğaltma şeklinde ifade edilen silah ticareti suçunda birliktelik unsurunun sanıklar arasında gerçekleştiği yönünde dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığından sanıklar … ve … hakkında üzerlerine atılı toplu silah ticareti suçu bakımında beraat kararı verilmesi, sanık …’ın ise, aracında 13.02.2016 tarihinde usulüne uygun yapılan aramada yasak niteliği haiz, vahim nitelikte olmayan tabanca ele geçirilmesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle ve bu düşünceden hareketle sanık …’ün evinde bulunan silahların satışı, yayılması ve tehlikeyi genişleterek çoğaltma
konusunda dosyamız sanıkları … ve … ya da başka kişilerle fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilerek toplu silah ticareti suçunun düzenlendiği 6136 sayılı Kanun’un 12/2. maddesi yerine aynı Kanun’un bireysel ticaret suçunun düzenlendiği 12/1. maddesi uyarınca, ele geçen silahların niteliği ve sayısı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerektiği kanaatiyle … çoğunluğun sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin onanması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz. 24.11.2022