Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12848 E. 2023/869 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12848
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.03.2013 tarihli ve 2013/1686 Soruşturma, 2013/2405 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2013/80 Esas, 2014/120 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/12983 Esas, 2016/3089 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.04.2021 tarihli ve 2021/2546 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 10.06.2021 tarihli ve KYB-2021/52479 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2021 tarihli ve KYB-2021/52479 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün kardeşinin yargılamanın yenilenmesine dair dilekçesine ek olarak ibraz edilen Adli Tıp Kurumunun 12.03.2010 tarihli ve 2010/4172-872 sayılı raporunda, hükümlünün Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/352 Esas sayılı dosyası kapsamında işlemiş olduğu suça ilişkin “sanığın hafif derecede mental reterdasyon nedeniyle cezai ehliyetinin tam olmadığının” belirtilmesi, yine anılan rapora istinaden … (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/50 Esas sayılı kararı ile hükümlü hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2017/3709 Esas, 2017/14610 sayılı ilamı ile bozulması ve Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama aşamasında da anılan hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti lüzumunun bulunması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Hükümlü hakkında parada sahtecilik suçundan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2013/80 Esas, 2014/120 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesini müteakip hükümlünün abisi olan … … 17.11.2016 tarihli dilekçesi ile kardeşi hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, dilekçesine ek olarak da İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12.03.2010 tarihli ve 2010/4182-872 sayılı raporunu ibraz etmiştir.
2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli ve 2013/80 Esas, 2014/120 Karar sayılı ek kararı ile … …’ın kardeşi hakkında bulunduğu yargılamanın yenilenmesi talebi 5271 sayılı Kanun’un 319 uncu maddesine göre kabule değer görülmediğinden reddine karar verilmiş, sanığın bu karara itirazı üzerine Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2016/883 Değişik iş sayılı kararı ile ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanığın itirazının reddine karar verilmiştir.
3. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan … …’ın dilekçe ekinde yer … İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12.03.2010 tarihli ve 2010/4182-872 sayılı raporu ile 19.02.2010 tarihinde muayenesi yapılan hükümlüde hafif derecede zeka geriliği denilen akıl zayıflığının saptandığı, yaralama suçunu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki bu akli arızasının etkisi altında olduğu anlaşıldığından, 01.02.2003 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olmadığı sonucuna varıldığı belirlenmiştir.
4. Bahse konu rapora istinaden hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan … (Denizli) Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli, 2014/50 Esas ve 2014/190 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2017/3709 Esas, 2017/14610 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

5. 5271 sayılı Kanun’un “Yargılamanın yenilenmesine engel olmayan hâller” başlıklı 313 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası;
“…
(2) Ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunabilirler.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Nüfus kaydından anlaşılacağı üzere kardeşi olan hükümlü … hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurma hakkına sahip olduğu belirlenen … …’ın yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesinin ekinde yer … İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12.03.2010 tarihli ve 2010/4182-872 sayılı raporunun Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/80 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında ileri sürülmediğinden … delil niteliğinde olduğu belirlenmiş olduğundan, hükümlünün 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca işlediği parada sahtecilik suçu açısından fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespiti gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2016 tarihli ve 2016/883 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.