YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12868
KARAR NO : 2023/2222
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç Uydurma
KARAR : Mahkûmiyet
Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2016/443 Esas, 2018/309 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 23.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.04.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2021 tarihli ve KYB-2021/61707 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2021 tarihli ve KYB-2021/61707 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Mahkemece sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanmasına esas alınan Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2010/563 esas, 2014/658 sayılı kararında tekerrüre esas alınan Kızılcahamam Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2009 tarihli ve 2009/43 esas, 2009/139 sayılı ilamına konu cezanın kesin nitelikte adli para cezası olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 305/son maddesine göre bu nitelikte olan cezaların tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mükerrir olduğu sabit olmakla beraber sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükümlünün güncel adli sicil kaydı incelendiğinde; Ankara Batı 10.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.04.2021 tarihli ve 2020/93 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararında, ayrıca Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin suç tarihi 05.08.2015 olan 05.01.2017 tarihli ve 2016/290 Esas 2017/7 Karar sayılı kararında hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı nedeni ile güvenlik tedbirine hükmedilmiş olması karşısında, mahkemece sanığın akıl hastalığı nedeniyle suç tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.