YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12909
KARAR NO : 2021/18480
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesine göre, Bakanlığın kadına karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan 21.11.2019 tarihli katılma ve 18.11.2020 tarihli temyiz istemli dilekçelerde açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gözetilerek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
I- Katılan mağdure vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Mağdure Esra’nın temyiz aşamasında sunduğu 23.11.2020 tarihli dilekçe ile sanık … hakkındaki şikayetinden ve davasından vazgeçtiğini belirtmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 73/5. maddesinin amir hükmüne göre, iştirak halinde işlenen suçlarda, sanıklardan bir kısmı hakkındaki vazgeçmenin diğerlerine de sirayet edeceği ve CMK’nın 243/1. maddesine göre vazgeçme halinde katılmanın hükümsüz kalacağı anlaşıldığından, temyize hak ve yetkisi bulunmayan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Katılan Bakanlık vekili ile sanık …’ın temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK’nın 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı, gözetilerek katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.
Bozma üzerine; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’in adli sicil kaydında yer alan Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/244 Esas, 2005/307 Karar sayılı ilamının niteliği itibariyle tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanık …’le ilgili B bölümünün 3. bendinden sonra gelmek üzere, “4. sanık, Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/244 Esas, 2005/307 Karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğundan, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına,” ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.