Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12936 E. 2023/803 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12936
KARAR NO : 2023/803
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silifke Cumhuriyet Başşsavcılığının, 15.12.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2017 tarihli sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 29.11.2017 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/05/2017 tarih ve 2016/725 Esas 2017/184 Karar sayılı kararının kaldırılarak sanığın eylemi suç teşkil etmediğinden CMK’nın 223/2-a maddesi uyarına beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastı olduğuna, sübuta, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın hissedar olduğu ve diğer hissedarlarla yaptıkları ifraz ile kullanımınında olan arazisine kepçe ile ağaç dikmek için kazdırdığı çukurları kapattığı iddia edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu taşınmazın 3/4 hissesi katılan adına kayıtlı olduğu, tapu maliklerinin bu parsellerini gayri resmi olarak kendi aralarında 9 parçaya ifraz ederek kullandıkları anlaşılmıştır.
2.Sanık, katılandan suça konu araziyi haricen satın aldığını, kendisinin açtırdığı çukurları kapattığını beyan etmiş ve dosyaya harici satım sözleşmesini sunmuştur.
3.Tanıklar A.Ç. ve E.G., çukurları katılanın açtırdığını beyan etmişlerdir
4.Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ilamı ile sanığın katılanın arazisine yaptığı müdahalenin menine karar verilmiştir.
5.Mahkemece sanık haricen satın aldığını beyan etmekte ise de garımenkul alım satımı için geçerli bir satım sözleşmesinin yapılmadığı, sanığın hukuken korunan bir hakka sahip olmadığı, müdahalede bulunduğu alanın katılanın hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu belirtilerek sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın taşınmazdaki hissesini haricen sanığa sattığı iddia edilen olayda taraflar arasındaki itilafın hukuki nitelikte olup suç teşkil etmediği gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile mahkumiyetine karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer … ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş

olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer … düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararında kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Katılan vekilinin temyiz isteklerine yönelik
İddianame anlatımı, sanık savunması, katılan beyanı, tapu kayıtları ve bilirkişi raporlarına göre, katılanın arazisinde ağaç dikmek için kazdırdığı çukurları kapatan sanığın, harici satış sözleşmesi ile taşınmazı aldığına ilişkin savunmasının katılan tarafından kabul edilmediği, Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli müdahalenin meni kararına ve hukuken korunmaya değer bir hakka sahip olmamasına rağmen mülkiyet iddiası ile katılanın tasarrufunu kısmen engellediği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.11.2017 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2023 tarihinde karar verildi.