YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13618
KARAR NO : 2022/230
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanığın 13.04.2016 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu sağlık kurulu raporu fotokopisine göre sanığa şizofreni tanısı konulduğu anlaşıldığından, sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi evrakları temin edildikten sonra, suç tarihi itibariyle atılı suç bakımından 5237 sayılı TCK’nın 32/1-2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, sanığın Bala Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve şikayetçi sıfatı ile tarafı olduğu 2009/605 sayılı soruşturma dosyasının uzun süre işlemsiz bırakıldığı ve zabıt katiplerinin bu dosyayı ilgili Cumuhuriyet Savcısına vermedikleri düşüncesiyle HSK‘ya dilekçe göndermesi şeklindeki somut olayda, belirtilen soruşturma dosyasının dosya içerisine getirtilip incelenerek gerekli soruşturma işlemlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı ve katılan zabıt katiplerine yüklenebilecek kusur veya ihmalin bulunup bulunmadığının araştırılması, böyle bir durumun varlığı halinde sanığın dilekçesinde belirtiiği husuların zabıt katiplerinin görevini icra etme ve davranışlarına dair yakınma niteliğinde olup hukuka aykırı bir fiil isnadının söz konusu olmayacağı ve iddianın somut bir vakaya dayanmış olması karşısında, kanuni unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi, aksi halde ise iftira eylemini, birden fazla müştekiye yönelik olarak gerçekleştiren sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321.ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.