Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/13686 E. 2023/4765 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13686
KARAR NO : 2023/4765
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/240 E., 2016/667 K.
SUÇ :Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Beraat-Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan sebep dışında reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira sonucu mağdurun hapis cezası dışında adli veya idari bir yaptırıma uğramasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dava açılmıştır.

2. Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan ise 1 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçu işlediğine kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, kanun maddelerinin yanlış uygulandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu ve hakkında kolluk görevlileri tarafından işlem yapıldığı sırada kardeşi olan …’un sürücü belgesini ibraz ettiği, kardeşi hakkında evrak düzenlenmesine ve dava açılmasına sebep olduğu, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm yönünden
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde hukuki yararı bulunmayan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268 inci maddesindeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268 inci maddesindeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Ayrıca kimliği kullanılan kişinin hakkında soruşturma yapılması mümkün olması yani, gerçek ve sağ bir kişi olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu şüphelisi olarak hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kardeşi katılanın kimlik belgesini ibraz eden sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açıldığı, bu suçtan unsur yokluğu nedeniyle beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; kesinleşen beraat kararı karşısında sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesi uyarınca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.