YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13904
KARAR NO : 2021/21481
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 2021/13902 sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar, 22.10.2019 tarihli kararında da vurgulandığı üzere; parada sahtecilik suçunda eylemler arasındaki zaman aralığı, farklı meblağdaki paraların farklı yerlerde ve şekillerde piyasaya sürülmesinin fiili kesinti oluşturacağı,
İnceleme konusu dosyada ; sanık … hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2009 tarihli iddianamesi ile suç tarihi 18.03.2009 olan , sahte 100 Amerikan Dolarını piyasaya sürme eyleminden ötürü açılan kamu davasında , Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 25.07.2011 gün ve 2010/199 Esas 2011/137 sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu bu kararın Dairemizin 14.05.2013 günlü ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, yine sanığın 01.07.2009 ve 07.07.2009 tarihlerinde Giresun ili, Keşap İlçesinde iki adet sahte 200 Euro parayı tedavüle koyma eylemine lişkin Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2010 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2011 gün ve 2010/238 Esas 2011/27 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu bu kararın Dairemizin 07/12/2012 gün ve 2011/12688 Esas 2012/37464 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar her iki dava dosyasına konu olayda iddianamenin düzenlenmesi ile oluşan hukuki kesinti mevcut değil ise de ; sanık …’nın Rize Ağır Ceza Mahkemesi ve Giresun Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davalara konu eylemleri arasında iki ay yirmi iki günlük bir zaman aralığının bulunması, her iki eylemde ele geçirilen sahte paraların farklı birim ve değerlerde olması, sanığın ikinci eylemini daha rahat hareket edebileceği düşüncesi ile farklı bir yerde gerçekleştirmesi hususları bir bütün olarak göz önüne alındığında; her iki olay arasında fiili kesintinin oluştuğu ve sanığın her iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla ;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden Dairemizin 14.05.2013 gün ve 2012/25503 Esas 2013/14761 Karar sayılı onama kararının düzeltilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı CMK.nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.